Hüseyin Aykan

Hüseyin Aykan
@aykanca
İlahiyat Lisansüstü Eğitimi
Aksaray
10 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
" Dünyada kulun başına gelen musibetlere karşı şükretmesi vaciptir çünkü bu musibetler aslında nimettir. Zira onlar sonunda kulu büyük faydalara, bolca sevaba ve güzel karşılıklara götürürler. Mesela doktor sana şiddetli bir ağrıdan dolayı acı bir ilaç içirir veya tehlikeli ve büyük bir hastalıktan dolayı senden kan alır ancak bu nefsinin sıhhatine kavuşmasına bedenin selametine ve güzel yaşamana vesile olur. O halde onun acı ilaçları vererek veya kan alarak sana eziyet vermesi hakikatte tam bir nimet ve apaçık bir ihsandır. Her ne kadar görünüşte tabiatın nefret ettiği ve insanın vahşet duyduğu kötü bir şey olsa bile. İşte bu musibetlerin durumu da öyledir." İmam Gazâlî Mevlanâ şöyle diyor: "Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? (Mevlana Celaleddin-i Rumi)
Sayfa 309·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gösteriş yapan kişi bunu kimin için yapıyorsa karşılığını da o kişiden beklemesi gerekir. Eğer bir fiili Allah razı olsun diye yapıyorsak bunun karşılığını Allah'tan beklememiz icap eder. hikaye edilir ki : "Salihlerden bir zat bir gece seher vakti yol kenarında bulunan bir köşkte Sure-i Taha'yı okur. Sure bitirdiğinde uyuya kalmıştır. Rüyasında elinde bir kağıt parçası ile gökten birinin indiğini görür kağıt parçasını onun önüne serdiğini görür. Taha suresinin ve her kelimenin altında da 10 sevap yazılı olduğunu görür fakat bir kelimenin silinmiş ve altında da hiçbir şeyin yazılı olmadığını görünce: -Vallahi ben bu kelimeyi de okumuştum niçin silinmiş ve altına sevap yazılmamış o şahıs : -Evet doğru söylüyorsun hakikaten okudun biz de kaydetmiştik fakat arştan bize: - O kelimeyi silin ve altına sevap yazmayın! diye seslenilince biz de onu sildik. Rüyasında ağlamaya başlayan salih insan: -Bunu niçin yaptınız? diye sorar. -Sen o kelimeyi okurken yoldan biri geçiyordu ve sana, ne kadar da güzel Kur'an okuyor desin diye sen sesini yükseltmiştin. Sırf gösteriş yaptığın için o okuduklarından sevap alamadın." Diyerek riyânın kötü bir haslet olduğunu anlatıyor.
Sayfa 288·Kitabı okudu
"Bil ki ne istediğini bilen kimse onu elde etmek için harcadığı şey ona kolay gelir bir şeyi birinin hoşuna gitse ve onu çok arzu etse sıkıntısına tahammül eder ve karşılaştığı hiçbir meşakkate aldırmaz.Birisini gerçekten seven kimse yine onun her türlü minnetine tahammül etmeyi sever hatta o bu milletler sebebiyle bir nevi tad alır. Akşamleyin iki dirhem alacağını düşünen işçi uzun yaz günlerinde bütün gün boyunca ağır yüklerle uzun merdivenlere tırmanmaya aldırmaz. ... Ey benim kardeşim bunlar gibi kullar da cennetin güzelliğini huri, köşk, yiyecek, içecek, ziynet ve elbiselerden oluşan çeşitli nimetleri ve Allahu Teala'nın cennet ehli için hazırladığı diğer şeyleri hatırladıkları zaman kendilerine ibadetin zahmetlerine veya dünyada lezzet ve nimetten kaçırmış oldukları şeylere ya da cennete girmek için dünyada eriştikleri zarar , zillet veya intikam yahut meşakkatlere tahammül etmek kolay gelir."
Sayfa 229·Kitabı okudu
" Rivayete göre bazı abitler Allah'tan şeytanı kendilerine göstermesini istediler. Onlara Allah'tan afiyet istemeleri söylense de nafile şeytanı görmek için ısrar ederler ve nihâyet Allah, birine şeytanı gösterir. Abid, şeytanı görür görmez ona saldırıp onu vurmak ister lakin şeytan ona şöyle der: -Senin 100 senelik ömrün olmasaydı seni helak eder ve cezalandırırdım. Abid, şeytanın sözünü duyunca aldanır ve kendi kendine şöyle der: - Demek benim ömrüm uzunmuş o halde istediğimi yapayım sonra tövbe ederim böylece ibadeti terk eder sefalete dalar ve helak olur. Bu hikayede uzayıp giden maksadını ve katî olarak yapmak istediğin şeyi terk etmek için seni uyaracak hisseler ve uzun emelden(ertelemek)sakındıracak şeyler vardır zira uzun emel büyük bir afettir."
Sayfa 188 - Çelik Yayınevi·Kitabı okudu
"İnsanlar ne zaman bir savaş başlatacak olsa onlara şöyle diyordum durun kan dökmeyin şimdi de tekrar ediyorum ey dağların denizlerin öbür tarafındaki insanlar siz ki mavi gözün altında yaşıyorsunuz Savaş neyinize gerek ben toprağım. Bana bakın ben her biriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz benim için önemli olan sizin sözleriniz değildir ben sizin dostluğunuza muhtacım çalışmanıza beni işlemenize"
Sayfa 77 - Ötüken Yayınları·Kitabı okudu