Parayla satın alınamayan şeylerden biri sanattır. Ve bu bana huzur veriyor. Dünyanın en güçlüsü de olsan, en zengini de olsan, bu gerçeğe karşı imkansızsındır. Bunun okulu da yoktur bence, veya üniversitesi. Sanat okuyamaz insan. O kalemi tutmasını öğrenir belki, ama o en son hamle ve ilham yine öğretilemeyen 'o' bir şeye kalır.
Bu yoldan devam edersek eğer, sonunu elbet yüce yaratıcımız Allah'ta buluruz. Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın yaratıcılığına ve gücüne sık sık vurgu yapılmaktadır. Sanatın insanı Allah'a yaklaştırdığı da düşünülebilir. Bu düşünce, sanatın insanlarda oluşturduğu huzur, estetik duyguları harekete geçirme hissi gibi unsurlara dayanmaktadır.
Sanat, insana kendini ifade etme fırsatı verir ve insanların yaratıcılık potansiyellerini ortaya çıkarır. Bu, insanların kendilerini daha iyi anlamasına, iç dünyalarını keşfetmelerine ve kendilerini daha derinlemesine bir şekilde ifade etmelerine olanak tanır. Bu, insanların ruhsal olarak beslenmesine ve huzur bulmasına yardımcı olabilir.
Bunlar merdiven dairesineki renkli ve şekilli pencerenin önünden geçerken aklıma düştü. 'Normal', ve herhangi bir pencere olabilirdi aslında... ama değildi. Biri kasıtlı dokunmuştu. Bu farklı dokunuşla yansıttığı ışıkta farklıydı.
Ve böylece pencere pencere olmaktan çıkmıştı.
Benzer şekilde de bir insan da imanla 'sıradan' bir insan olmaktan çıkar, ve yücelir.
Yücelmemiz dileğiyle...