Dostoyevski bir mekânda karşılaştığı bir kadına...
"Çok güzelsiniz" diye iltifatta bulunmuş. Kadın: "Malesef size aynı iltifatta bulunamayacağım," demiş. Dostoyevski ise, "o halde siz de benim gibi yapın, yalan söyleyin hanımefendi..."
Yalanlar bizi gerçeğe götürürler, o yüzden yalan söylemek o kadar da önemli değildir. Asıl problem söylediğimiz yalana inandığımızda başlar...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Elbette, bu kitap ne bir yaşamöyküsü ne de bir roman, belki edebiyat, sosyoloji ve tarih arasında bir şey. Baskıcı bir çevrede doğan ve bu çevreden çıkmak isteyen annemin tarihin bir parçası olması gerekiyordu ki dahil olmamı istediği, kelimeler ve fikirlerle yönetilen dünyada kendimi daha az yalnız, daha az yapay hissedebileyim.
Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu.