"Muzır bir işte çalışıyorum. Aldattığım bir sürü insandan haksız para alıyorum... Şerefsizlik benimki... Ama gene de ben tek başıma sosyal kötülüğün ufacık bir parçasıyım... Aslında, bütün eyalet memurları beleşten aylık alır. O halde şerefsizliğimin suçu bana değil, zamana ait. Dünyaya iki yüz yıl sonra gelseydim ben de başka türlü olurdum."
Sayfa 40 - Yankı Yayınları, 1966, Doktor Andre Yefimiç
... dünyadaki en büyük değer insan aklı ve onun belirtileridir. Akıl, insanları hayvanlardan ayıran kesin sınırdır; insandaki tanrısal yönü yansıtır. Hatta bir dereceye kadar hatta gerçek olmıyan, ölmezliğin yerini tutar. Bundan çıkardığım sonuca göre akıl, elimizde olan biricik zevk kaynağıdır. Oysa ki biz burada bu zevkten yoksunuz. Kitaplarımız var, o kadar. Ama kitap konuşmanın, karşılıklı ilişkilerin yerini tutamaz. İzin verirseniz, belki pek isabetli olmıyan bir kıyaslama yapacağım: Kitaplar notaya, konuşma da o notaya göre şarkı söylemeye benzer.