Yeşil Mürekkep, bir yazarın yaşadığı güzel anıları, çektiği zorlukları ve haince öldürülmesini konu alıyor. Bu yazar Sabahattin Ali'dir.
Sabahattin Ali, Aydın bir yazar olduğu kadar aydın görüşlü bir insandı. Düşüncelerinden, tavsiyelerinden dolayı hep yargılanmış, haksızlığa uğramıştır. Hayatı hep suçsuz yere hapishanelerde geçmiştir. Aşk konusunda da hep reddedilmiş en sonunda aşkını Aliye'sinde bulmuştur.Onu hayatta tutan bir dostları bir de canı Aliye ve ruhu Filiz vardı. Sinop cezaevindeyken ağabeyi gibi sevdiği Nazım Hikmet'e mektubunda şu şiiri dile getiriyor:
"Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma..."
Ve elinin tersiyle gözünden yanağına doğru süzülen tek damla gözyaşını silip, yazdığı şiirden iki satır daha okuyor:
"Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma..."
Velhasıl; Bir insan düşüncelerinden dolayı haksız yere ceza alıyorsa bundan dolayı hayatını zorluk içerisinde geçiriyorsa ve sonunda ölümü bir faili meçhul cinayetleri arasında yer alıyorsa bu dünya aydın görüşlü insanlar için adaletin bulunamayacağı bir yaşamdan ibarettir.