Meşrutiyet karşıtlığı neticesinde sürüldüğü Anadolu şehirlerindeki izlenimlerini, belki de şaşkınlıklarını, rahatsız edici seviyede gerçekçi anlatmış Refik Halit Karay. Özellikle Anadolu insanının kadına bakışı birçok açıdan hikayelere örnek olmuş: "Yatık Emine"de ahlaksız kadının hem devlet hem halk hem kadınlar tarafından itilip kakılıp ölüme terki, "Vehbi Efendi'nin Kuşkusu" nda kendini bir erkeğe yamamak için dolaplar çeviren genç kız, "Sarı Bal" da kaymakama kadar tüm ilçenin erkeklerinin içki meclislerindeki dansına meftun olduğu kadın, "Küs Ömer" de hamamda güzelliği zorla tescillenip Ömer'e verilen Zehra, "Komşu Namusu" nda komşularının evini takip edip kadının namusunun peşine düşen iki adam... Anadolu'nun fakirlik hatta açlık çeken, çalışmaktan kaçan, ahlaki yönden çürümüş, bürokrasisi aksak, cahil yönü de çok iyi anlatılmış elbette. Ancak kadına bakış çok daha yoğun işlenmiş. Okuma süreci özellikle kadınlar için biraz gerici olabilir.