Gene de bir sandalye, gun isigi, cicekler: Bunlara burun kivirmak olmaz. Canliyim ben, yasiyorum, nefes aliyorum, elimi acarak gunes isiklarina dogru uzatiyorum. Bulundugum yer bir hapishane degil.
En eski kilisenin yakınındaki mezarlıktaki mezar taşlarının birinde bir çapa ve bir kum saati var ve şu sözcükler: Umut içinde.
Umut içinde. Bunu neden ölü bir insanın mezar taşına yazmışlar ki? Uman ölü müydü, yoksa hala yasayanlar mi?