Sizi uyarıyorum: Özsaygınızı, onurunuzu düşünün. Yabancı bir dünyada kaybolmayın. Bu bataklıktan, bu Kirke Adası’ndan uzak durun – burada zarar görmeden kalacak denli bir Odysseus değilsiniz. Dizlerinizin üzerinde emekleyeceksiniz, öne doğru eğilmeye başladınız bile, yakında hırlamaya başlayacaksınız; dikkatli olun!
Beklemek ileriye doğru acele etmek, zamanı ve bu ânı bir armağan yerine bir engel gibi görmek, değerlerini yadsıyıp yok ederek zihninde üzerlerinden atlayıp geçmek demektir.
Beklemek sıkıcıdır denir, oysa, büyük bir oranda zamanı kullanmadan ve deneyimlerinden geçmeden tüketmek eğlencelidir de. Hiçbir şey yapmadan bekleyen bir kişi, hiçbir yararı olmadan bir sürü şeyi sindirim sistemine yığan bir obura benzer diyebiliriz. Daha da ileriye giderek hazmedilmemiş gıdaların bir insanı daha güçlü yapmadığı gibi beklemekle geçen zamanın insanı yaşlandırmadığını söyleyebiliriz. Zaten ari ve tam bekleme diye bir şey de yoktur.