Aynışah

Aynışah
@aynisahusta
﷽ Ara sıra uğrar buralara...
Öğrenci
Yüksek Lisans
Dünyada Bir Yer
70 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·526 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Kitaba dâir, kısa bir kesitini de sunduğumuz, hakemli dergide yayımlanmış inceleme yazımıza şu bağlantı ile gidebilirsiniz. "Farklı kalemlerin bir araya getirilmesiyle ortaya konan bu çalışma; bir metne getirilebilecek birden fazla yorumu toplu hâlde sunması yönüyle önceki çalışmalardan farklı bir kurguya sahip olup orijinal bir çalışma olarak sahada yerini almaktadır." dergipark.org.tr/tr/pub/rid/issu...
Edebiyat
Su KasîdesiKolektif · Dby Yayınları · 20233 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2022 19:25
Celal Hoca kitabı, adından da anlaşılacağı üzere, İmam Hatiplerin bânîsi olarak bildiğimiz Mahmud Celaleddin Ökten muhteremin hayâtını konu edinir. Bir belgesel biyografi tarzındaki kitapta yazar, ilk birkaç bölümde Celâl Hocanın hayat serencamını, daha doğru bir ifadeyle hayatı boyunca yaşadığı zorlukları, kendisine şiar edindiği amacı, davası için nice meşakkatlerle karşılaştığını ve bunları nasıl karşıladığını anlatır. Daha sonra adetâ belgesel kamerasını ondan çevirip muhiblerine yönelterek sevenleri, talebeleri ve evlatlarına röportaj misâli yönelttiği sorular ve aldığı cevaplar ile Celâl Hocanın bilinen-bilinmeyen yönlerine yer verir. Kitabı okurken, Mustafa Özdamar'ın bir kitap halinde çektiği bu belgeselinden, kamera ile de çekilip ekranlara sunulsa, büyük bir ilgiyle izleneceği izlenimi edindim şahsen. Muhteva olarak gayet güçlü bir kitap. Celâl Hocaya dâir her şey adetâ en ince ayrıntısına kadar, çeşitli saiklerle elde edilerek itina ile yer verilmiş bir eser. Ancak okurken beni biraz rahatsız eden bir şey var ki, o da "yazım-imla hatalarıdır." Ve dahî, konuştuğunu, aynen o şekilde - yani sözlü üslûbu- yazıya dökmesidir. Yani, 2014 basımı -dolayısıyla günümüze o kadar da uzak olmayan- bir kitabın bu tarz hatalar barındırması ister istemez gözümüzü tırmaladı. Okurken vurgular, durulacak yerler vs. karışabildiği için cümleyi baştan aldığımız da olmuştur bu bağlamda. Kitabı okurken, mutlaka buna değineceğim demiştim kendime ki ilerleyen bölümlerde yazar da adetâ bu serzenişimi işitmişçesine kendisini Celâl hocanın katı kuralcılığı ile karşılaştırarak kurallara bağlı kalamadığını vs. açıkladı. Bu açıklamadan sonra, zaten bir belgesel mâhiyetinde olan kitap olduğu için sözlü dil üslûbunu aynen yazıya geçirmesini makul karşıladım. Ancak yazım-imla hataları için
Söz
Celâl HocaMustafa Özdamar · Kırk Kandil Yayınları · 201437 okunma
8/10
·403 syf.··
2021 10. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 03:04
Malûm olduğu üzeredir ki, Kur’ân-ı Kerîm’de nasıl ki delâleti açıkça belli olan "muhkem" âyetler ve dahî delâleti kapalı olan "müteşâbih" âyetler vardır, aynen öyle de Rasûlullâh Efendimiz'in (sav) hadîs-i şerîflerinde de yeri gelende, zâhirde anlaşılması güç olan ve belki de anlaşılAmayan müteşâbih lafızlar söz konusudur. Bu nev`î hadîsleri de birtakım usûl gereklerini yaptıktan sonra senedinde de bir problem yok ise te'vil yoluna, yani yorumlama yoluna, anlama yoluna gidilir.... Müellif, kitapta bu tür hadîsleri değerlendirmeden evvel hadîslerin, Sünnetlerin, kısaca Rasûlullâh’ın (sav) ne denli önemli bir konumda olduğuna dikkat çekmiştir. Hadîsleri değerlendirmede izlenen Usûl gereklerinden biri de Kur’ân’a başvurmaktır. Zirâ Rasûlullâh Efendimiz (sav) Kur’ân’ın adetâ ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Bu bağlamda, ona aykırı bir şey söylemesi de söz konusu değildir. Ancak, hadîs inkârcılığının oldukça yaygınlaştığı, kafalarına yatmadığı (!) hadîsleri reddetme yoluna/kolaycılığına (!) kaçan güruhun iyice çoğaldığı günümüzde bu türden insanların tâbir-i câizse ellerinde bir koz olarak kullandıkları ve dahî Kur’ân’a başvurma usûl geleneğini istismar edercesine bu türden hadîsleri (sahîh hadîsleri bile) direkt olarak reddetmelerinin isabetli bir iş olmadığı hususunun üzerinde durarak bir anlamda -meselelere geçmeden evvel- güzel bir mukaddime yapmıştır. Yazar, bu türden olan 90 hadîsi derleyerek ilmî bir bakış açısıyla ve dahî her bir görüşü delilleriyle birlikte anlama, yorumlama yoluna gitmiştir. Bu cihette de, çoğunlukla da evvelâ farklı farklı görüşleri sıralayarak bir sonuca gitmiştir. Kitap, Yavuz hocanın diğer kitapları -ya da klasik kitapları- gibi hacimli bir eser değil. Görünüşü itibariyle de nazar-ı dikkati celbeden bir tasarıma sahip... İç düzeni itibariyle de
Din
Kur'an'a Aykırı Görülen HadislerYavuz Köktaş · İnsan Yayınları · 201528 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2021 10:04
“Kur’ân’a bakıldığında çocuklar; anne-babalar için göz aydınlığı/sevinç ve mutluluk kaynağı, bir müjde nesillerini devam ettiren birer varis, dünya hayâtının bir süsü, belli başlı hazlardan, nimetlerden bir tanesi, ilâhî bir hediye ve O'nun tarafından takdir edilmiş bir tasarruf, geçici dünya hayatının geçici varlıkları ve anne-baba için avunulup aldanılmaması gereken bir sınav aracı gibi özelliklerle tanımlanmaktadırlar.” Kitaptaki bu alıntıda da belirtildiği gibi evlatlar anne-babalar için adetâ paha biçilemez bir nimettir. Öyle ki, terbiye(lenme)si ile kabirde de ahirette de anne-babasının akıbetini belirlemede -teşbihte hata aranmaz diyerek- bir turnusol kağıdı misâlidir desem abartmış olur muyum bilemedim... Lâkin hemen hemen bu minvaldedir. Zirâ güzel bir terbiye alan evlat, ölümle beraber kapanacak olan amel defterini kapamayacak olan 3 istisnadan biridir. Rasûlullâh’ın (sav) hadîs-i şerîfi ile sabittir... Bu denli önemli ve değerli cevherler elbette gerektiği gibi güzelce işlenmeli... Yani gerektiği gibi terbiye edilmeli. Aksi hâlde hem o cevherler/evlatlar zayi olur hem de onları işleyen anne-babalar... İnsanoğluna her şekilde bir kullanma kılavuzu olan "Kur’ân-ı Azimü'ş-şân"da, Allah (c.c) kullarına evlatlarını nasıl terbiye etmesi gerektiğini de beyân ediyor... Hem de -modern tâbirle- sadece "teorik" değil, bizzat -gönderdiği vahiylerin- tecessüm etmiş hâli, beden bulmuş hâli peygamberlerlerinin yaşantısı ile, onların evlatlarını terbiye edişleri ile bizleri o zamanlara götürerek "pratik" olarak gözlemlememizi sağlıyor. Yazar, bu kitapta da bu peygamberler ve ilgili âyetleri bir araya getirerek evvelâ o zamanlara bizi götürüyor ve akabinde özelde onların anlatıldığı âyetlerin, genel olarak insanlığa, "günümüze bakan yönleriyle" hitabını
Din
Esselâmu aleyke yâ Rasûlullâh (sav)!
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 17:02
Bir bahçe tahayyül edin ki, bu bahçede 1001 tane birbirinden güzel kokan ve dahî görünen güller derlenmiş... Güllerin tamamına uzaktan bakınca محمد (sav) yazan bir gül bahçesi... Adı Fahr-ı Kâinat Efendimiz (sav) olan bir gül bahçesi... Her bir gülü koklarken ayrı ayrı mest eden bir gül bahçesi... Tarihte, en ince ayrıntısına kadar tüm özellikleri bilinen tek şahsiyet olan Rasûlullâh Efendimiz'in (sav) 1001 tane, birbirinden değerli özelliklerinin, Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîfler -bazen de başkaca kaynaklar- ışığında özenle derlenmesinden müteşekkil bir kitap. Kitapta, Rasûlullâh Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in özelliklerini okurken, aynı bu gül bahçesinin içine girmiş, güllerin kokusundan da mest oluyormuş gibi hissedersiniz. Fahr-ı Cihân Efendimiz'in(sav) özelliklerini okurken aynı zamanda Sünnetlerini de öğreten; bununla da kalmayıp son kısımda Rasûlullâh’ın(sav) her hâl ü tavırlarında dilinden dökülen duâlarından da yer veren, madde madde sıralanmış olsa da gayet akıcı bir dili olan muazzam bir başucu kitabı... Son söz olarak düşülen kısımda ise dikkatimi celbeden kısımlardan birini paylaşmak istiyorum: “Anlamış oluyoruz ki, İslâm’ı iyi anlama, kavrama ve yaşama noktasında, Onun hayat tarzını ve sözlerini içeren sünnetini anlayıp en güzel örnek ve en iyi önder olan o PEYGAMBER'İN İZİNDEN YÜRÜMEK 'BEN MÜSLÜMANIM' DİYEN HERKES İÇİN ZORUNLUDUR.'” Evet, bu din-i Mübin-i İslâm’ı en güzel şekilde yaşamak ve yaşaTmak istiyorsak, kullanma kılavuzumuz olan Kur’ân-ı Kerîm’i en güzel şekilde yaşayan, onun adetâ beden bulmuş hâli olan Rasûlullâh Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e itaat ve ittiba etmemiz GEREKİYOR. Allah’ın (c.c) bizi sevmesi, Rasûlullâh’a olan muhabbetimiz, bilhassa İTAAT VE İTTİBAMIZDAN GEÇİYOR. “De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana
Din
Peygamber Efendimiz'in 1001 ÖzelliğiMuhammet Yılmaz · Erkam Yayınları · 202326 okunma