Evet, aynılardı, tamamen aynılardı hem de! Peki, o zaman ben neden durduk yere yeniden doğmuş gibi davranmıştım ki? O ruh halinin sebebi neydi? Benim için birden güneş doğmuş gökyüzünü maviye çevirmişti de o yüzden. Neden öyle olmuştu? Neden bazen, gerçek olmasa da, tatlı kokular bahçeye dolmuş gibi oluyor? Benim aptalca hayal gücümün ürünü olsa gerek hepsi. Bazen insan duygusallığa sürüklenip hayatının neye benzediğini unutuyor. Hatta heyecanından gereksiz heveslere kapılıp kendini kandırıyor işte.
Semerkant... şehirden çok bir tarih, geçmiş. Ben yine de şehirden değil de Ömer Hayyam'dan daha çok etkilendim. Hayyam'ı okurken keyif aldım, sanki gerçekten öyle yaşanmış gibi o döneme gittim, gördüm. Bence okunması değer bir kitap dönemin üçlüsünü okumak belki gerçekten yaşanmış belki de hiç yaşanmamış olayların kurgusunun içine dalmak çok keyifliydi. Sadece kitabın son iki kısmını beğenmedim. Ona rağmen ilk iki kısmı için sadece 9 verebilirdim, yine de İran'ın direnişini okumak farklı bir bakış açısı kazandırmadı diyemem ama sıkıldım o yüzden de 7 verdim. Tavsiye ederim, okunur.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Günümüzde seyyahların hep acelesi var; telaş içinde, her ne pahasına olursa olsun diyerek geliyorlar, ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak, sevmek yeterli.