İnsan ömründe bir tını yakalar bazen. Bu tınıyla yaşadıklarının ayaklarını yere bastığını hisseder. Mecburiyet ya da katlanma olmaksızın katılır her şeye. Bu tınıyı kaybettiğinde ise kendini ardından itelemesi gerekir yaşamak için. Bir zamanlar buranın da öyle güzel bir tınısı vardı ki benim için. İnancımı berkiten yakınlıklar vardı. Yazdıklarımda anlattıklarımdan daha fazlasını anlayanlar vardı. Ben öyle hissediyordum hiç değilse. Yazmanın bir şevki vardı benim için. Şair, hayata beraber başladığımız dostlarla da ayrıldı yollar bir bir diyordu. Herkes bunu yaşıyor sanırım sanalda da olsa. Sanal alemle gerçek alem dostluklarının kıyasın yapmayacağım. Çünkü sanırım artık, ikisi birbirine üstün tutulamayacak kadar birbirine karıştı ve kabul edildi. Muhit Dergi'nin bir sayısında "insanın yüz yüze hiç görüşmediği çok özel dostlukları olabilir. Bir masada oturup çay içmemiştir ama kelimeleriyle kurduğu bir ünsiyet vardır. Telefonun bir ucunda sadece sesini duymuştur ama aynı ideale bağlanmış olmanın gönül yakan güzelliği onları bir ve beraber kılmıştır." diye yazıyordu. Lakin bir nadideliği dillendirdiğini bildiğinden emin değilim. Bazen bize umut ve saadet aşılayan cümlelerin güzelliği anlatılanların bize rast gelmeyecek kadar nadide oluşunu görmemizi engelliyor. Bu cümleleri duyduktan ya da okuduktan sonra belli bir süre doruk bir inançla yaşayıp sonra birdenbire çakılıp kalışımız hep bundan. Kısaca olmayan sanal dostlarım üçbeşgün önce ayrıldığım inzivma yeniden dönmem yakındır.
Kahr Hevenkleri
Kalbin Gölgesinde
Bazı acılar geçmez; sadece kalbin içinde sessiz bir gölgeye dönüşerek seninle yürümeyi sürdürür...
Reklam
Gitmekle kalmak arasında kaldıysanız, gidin! Çünkü kalmanız gereken yer olsaydı, gitmek aklınıza gelmezdi.
Alıntı
Bir şeyleri değiştirebileceğime inancım diri de bir şeylerin değişeceğine inancım kalmadı.
Duygu ve Düşünce
"Sonunda dünyanın hiçbir kıymeti yok. Kıymeti olan sadece kalplerimizde kalan." "Bir şey vardır, öyle yaralar, yakar ve acı verir ki, belki ölüm bile bu ısdırabı dindiremez..." "Fakat sonra geri döndün , çünkü başka şansın yoktu. Ben de seni bekledim, çünkü benim de başka şansım yoktu. İkimiz de bir kez daha görüşeceğimizi biliyorduk; ve sonra biteceğini." "Zaman her şeyi muhafaza eder ama hepsi rengini kaybeder: metal plakalara sabitlenen çok eski fotoğraflar gibi." Mumlar Sonuna Kadar Yanar Sándor Márai
Alıntı
Ben Kusura Değil, Hep Sana Baktım
Belki sen farkında bile değildin ama ben seni severken kusurlarınla kavga etmedim. Çünkü hiçbir insanın eksiksiz olmadığını biliyordum. Bu yüzden hatalarını bir hesap defteri gibi önümde tutmadım. Yanlışlarını büyütmedim, eksiklerini yüzüne vurmadım. Seni değiştirmeye çalışmadım. Çünkü sevmenin biraz da karşındaki insanı olduğu gibi kabul etmek olduğuna inanıyordum. Kusursuz değildin, ben de seni kusursuz sanmadım. Ama seni kusurlarınla birlikte sevdim. Bazı kırgınlıkları görmezden geldim, bazı sözlerini duymamayı seçtim. Eksiklerini sana karşı kullanmadım. Çünkü sana duyduğum sevgi, kusurlarının bittiği yerde değil, tam da onların arasında büyüdü. Yine de zamanla fark ettiğim bir şey oldu. Ben senin hatalarına anlayış gösterirken, aynı anlayışın bana gösterileceğinden hiçbir zaman emin olamadım. Hatta içten içe biliyordum, senin yaptıklarını ben yapmış olsaydım, bana aynı sabrı göstermezdin. Benim sustuğum yerde sen susmazdın, benim affettiğim yerde sen affetmezdin. İnsan bazen bir gerçeği kabul etmek istemese de kalbi ondan kaçamıyor. Belki de can yakan şey yapılan hatalar değil, sevgiyi taşıma biçimlerimizin birbirinden bu kadar farklı olmasıdır. Ben en derin yaraları örtmeye çalışırken, sen en küçük çizikleri bile büyütebilirdin. İşte o zaman insan, sevginin yalnızca sevmek değil, aynı zamanda anlayabilmek ve adil olabilmek olduğunu öğreniyor. Bugün dönüp baktığımda sana kızgın değilim. Sadece bazı sevgilerin aynı kalpte büyüse bile aynı şekilde yaşanmadığını biliyorum. Çünkü bir insanı gerçekten sevdiğinde, bazen onun yükünü de taşıyorsun. Ama herkes başkasının yükünü taşımaya aynı ölçüde razı olmuyor. Hayatın da sevginin de değişmeyen bir hesabı var. Kimse başkasının vicdanıyla yargılanmıyor. Her koyun kendi bacağından asılır, her yürek de sevgisiyle
Reklam
Reklam