Hem okumayı çok istediğim hem hiç okumak istemediğim bir kitap daha. İnsan olduğumdan utanacak kadar canımı acıtan bir hikaye. Ve bunlar gibi eminim binlercesi var.
Kitap Afganistan ın bir köyünde geçiyor. Taliban'ın yönetiminde ki erkek hakimiyetinin çok üstün görüldüğü, kadınların dünyanın en kötü yaratığı muamelesi gördüğü bir toplumda doğan Rahima'nın ve Rahima'nın büyük büyük ninesi Shekiba'nın paralel anlatıldığı hayatları.
Rahima beş kız kardeşten üçüncüsü. Annesi hiç erkek doğuramadığı için kötü muameleyi hak eden bir kadının kızı. Gerçi erkek doğursa da yine de korkunç canavarların zulmünden nasibini alacak.
Hikaye o kadar acı ki ama yine de hep bir umut var.
Kısacası Afganistan'da kadın olmak böyle bir şey. Şu an nasıl acaba???
Mutlaka okumanız tavsiyesiyle...
Insanın Allah'a doğru, Allah'a yönelik hareketi veya yolculuğu; diğer bir mana ve tabirle, insanın ebedi olarak, Mütemadiyen, durmaksızın, sonsuz tekamüle ve sonsuz Aşkın'a doğru hareketidir. Asla durma yoktur. Bu "olmak" ın ve insanın manasıdır.
Bazen çok felsefi, çok edebi kitaplar okuruz ama bazen de çok basit dilde yazılan ve gerçekten çok şey anlatan kitaplara da ihtiyaç duyarız ya bu kitap tam da bu şekilde yazılmış. Çok akıcı bir solukta okunacak kadar.
Tek başına yaşayan Aylin oturduğu binada meydana gelen korkunç bir hadiseden sonra ev değiştirmeye karar verir ve ev ile birlikte hayatında da değişiklikler olacaktır.
Bana hikayenin bu akış kısmından ziyade Tonton hanımın güçlü maneviyatı çok güzel geldi. Güzel insanlarla beraber hayatın güzelleştiğini görmek hayatımıza namazı, duayı bilinçli bir şekilde almak gerçekten çok kıymetli.
Namazımız ve dualarımız eksik olmasın hep artsın.
Keyifli okumalar.