İPEK SOKAĞI
“Çok yakın ilişkiler kurmadan da yakın hissedebilirsiniz bazen. Tanımadan da sevebilirsiniz.”
“Gurbette kardeşim dediğiniz hiç kimse ile kan bağınız olması gerekmiyor. Can bağı daha kuvvetli ve daha hakiki.”
“Evlilik kimsenin yaşamsal ödevi olmamalı. Hatır için yapılacak bir şeymiş gibi dikte edilmemeli.”
“Keşke bir kazak gibi, bir şapka gibi olsa acılar, çıkarsak atsak bir köşeye ve unutsak, hatırlamasak bir daha. Kaybettiğimiz bir anahtar gibi olsa ve asla koyduğumuz yeri hatırlamasak. Keşke, keşke, keşke…”
✏ Aylin, Dilek, Dilara, Azize teyze, Kazım amca (Gönül gözlü), Zerrin, Ozan, Fatma, Nesrin hanım, Len kız, Ömer, Arzu hanım, Metin abi ve diğer karakterler ile bu güzel, hatta muhteşem eserin içerisinde yer aldım. Okuma sürecinde öylesine kaptırdım ki kendimi sosyal medyaya bile girmedim. Dünya ile bağlantımı koparıp kitaba odaklandım. Eserde yaşanan her duyguyu iliklerime kadar hissettim. Yazarımız, eserde karakterlerin yaşadığı duyguları öylesine güzel ifade etmiş ki, satırlara ilmek ilmek işlemiş adeta. Okuyucunun da yaşananlardan etkilenmemesi imkânsız diyorum. Her an karakterler ile iç içe, yan yanaydım. Üzüntüsünde, sevincinde, yaşadıkları her duyguda yanlarında idim. İlk eser olmasına rağmen okuyucuyu üfffpp diye içine çekiyor resmen.
✏ Yazarımız eserinde aile değerlerini, anneyi, babayı öylesine güzel kelimeler ile anlatmış ki büyülenmemek imkânsız. Öylesine hassas duygular eklemiş ki, okurken gözlerim dolu dolu oldu, boğazım düğümlendi. Sıcacık ve fazlasıyla samimi satırlar içerisinde kayboldum. Ayrıca, eskiden olan babaların sevgisini de çok güzel ifade etmiş. Çocuklarına sevgilerini gösteremeyişleri, büyüklere karşı ayıp düşüncesi, çocuklar şımarmasın diye içlerinden sevmeleri…
✏ Aylin kendi halinde rutin hayatını yaşarken