Ayşenur Cihanger Uysal

Ayşenur Cihanger Uysal
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma. (Müddessir, 6) Bir gün insanların yüzüne vuracağımız hiçbir iyiliği yapmayalım. Şayet yaptıksa da onu ardından dillendirmeyelim. Ne var ki, zamanla bu hassasiyet, kültürel alışkanlıklarımızın içine yerleşmiş; iyilik, karşılıksız bir arınma vesilesi olmaktan çıkıp, hatırlatılan, ima edilen, hatta yer yer bir baskı aracına dönüşmüştür. Oysa gerçek iyilik; yapıldıktan sonra unutulan, konuşulmayan, hesabı tutulmayan ve yalnızca Allah katında çoğalması umulandır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan hayatı, tek başına taşınacak bir yük değildir, endişeler, korkular, kırgınlıklar ve belirsizlikler.. Hepsi insanın omzuna biner. İnsan, bu yükleri taşıyamadığını fark, ettiğinde, dayanacak bir Rabbi olduğunu namazda tekrar tekrar hatırlar. Secde, yere kapanmak değildir sadece. Secde; "Artık kendi gücüme yaslanmıyorum," demektir. Kıyam, dimdik durmak değildir sadece. Kıyam; "Seninle ayaktayım," demektir. Namaz, insanın kendini merkeze koymaktan vazgeçip, merkezini Allah'a teslim etmesidir. Bu yüzden namaz kılan insan, her sey yolundayken de her sey dağıldığında da tutunacak bir sabiteye sahiptir. Biz aslında namazda Allah'a bir şey vermeyiz. sırtını Allah'a yaslamasıdır.
Hira mağarasından iner inmez ne amcasına, ne dostlarına gitti... Doğruca evine, Hz. Hatice nin yanına yöneldi. "Beni örtün, beni örtün.." dedi. Titriyordu. Bu yöneliş, sadece bir korkunun değil, bir güvenin ifadesiydi. Resülullah Aleyhisselatu vesselam, yaşadığı o sarsıcı ânı ilk olarak eşine anlattı. Bu davranış, Onun zarafetini, edebini ve aile içindeki denge anlayışını gösterir. Çünkü o dönemde, toplumda "kadın" dinlenmezdi. Ama Allah'ın Resülü, insanlığın en büyük meselesini, vahyi ilk olarak bir kadına, Hz. Hatice'ye açtı. Bu, sadece bir "paylaşıma" değil, kadının manevi sezgisinin ,aklının ve vicdanın ne kadar kıymetli olduğunu ilan eden bir tavırdı.
Puan vermedi·192 syf.·
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Havva Sancar
9.4/10 · 87 okunma
Hayatın her dönemi birtakım zorlukları ve firsatları bir arada sunar. Varacağımız sonuç hangisine odaklandığımıza bağlıdır. Okumak için evinden ayrılıp öğrenci yurtlarında barınmaya çalışan bir genç için elbette psikolojik, ekonomik ve sosyal zorluklar söz konusudur. Fakat aynı zamanda bu dönem, onun için öğrenmek ve keşfetmek dışında hiçbir sorumluluğu olmadığından büyük bir firsattır. İnsanın sonraki hayatı büyük ölçüde gençlik yıllarında çizdiği rota üzerinde devam eder. Veya farklı zorluklarla karşılaşan biri odak noktasını doğru belirlerse o sıkıntıdan kendini eğitmiş ve tecrübe edinmiş olarak çıkar. Yeter ki umutsuzluk karanlığına teslim olmasın, kendinden ve Rabbinden ümit kesmesin. Bunlar beylik laflar değildir. Doğruluğunu test etmek için peygamberler tarihine bakmak yeterlidir.