Kitap kadını

Kitap kadını
@aysblog_
9 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
Spoiler İçerir!
9/10
·
Beğendi
George ve Lennie geçimlerini sağlamak için ırgatlık yapan iki tarım işçisi, evsiz, gezgindir. Birbirlerine çok yakın olmalarına karşın zıt karakterlerdir. George, ufak ancak zeki bir adamdır fakat Lennie dev bir cüsseye sahip olsa da zekaca daha geri bir karakterdir. George sürekli yeni işler bulsa da Lennie’nin yumuşak ve tüylü şeyleri okşama isteği onları sürekli çıkmaza sokar ve işten atılmalarına sebebiyet verir. Sürekli olarak işten atılsalar da George her seferinde bir anne şefkatiyle Lennie’ye sahip çıkar, çok kızmasına rağmen onu koruyup kollar. “İnsan yüreğinin iyi olması için akla ihtiyaç yoktur.” “Biz onlara benzemeyiz. Niye mi? Çünkü yanımda sen varsın, beni kollarsın, senin için de ben varım. Niyesi bu işte.” Son işlerinden Lennie’nin bir kızın elbisesine dokunup korkutması üzerine ayrılmak zorunda kaldıktan sonra bir süre gezgin ve evsiz olarak dolaşırlar. Bu esnada George, Lennie’nin cebinde ölü bir fare taşıdığını görerek onu atar ve Lennie’ye kızar. Ardından bir çiftlikte çalışmaya başlarlar, bu süreçte aynı hayali paylaşır ve aynı hayale tutunurlar. Birlikte para biriktirecek, küçük bir çiftlik kuracak ve pek çok hayvan besleyeceklerdir. “ ‘Bir ineğimiz olacak,’ dedi George. ‘Bir’ belki bir domuzumuz ve ‘bir’ tavuklarımız olacak... ve apartmanın aşağısında... bir parça yoncamız olacak..." "Tavşanlar için," diye bağırdı Lennie. “Tavşanlar için,” diye tekrarlardı George. “Ve tavşanlara ben bakacağım.” “Ve tavşanlara sen bakacaksın.” Lennie mutlulukla kıkırdadı.” George, gittikleri çiftlikte Lennie’nin konuşmaması konusunda dikkatli davranır ve uyarılarda bulunur. Eğer Lennie konuşursa akli yetersizliğinden dolayı işi kaybedebileceklerini düşünür fakat Lennie’nin iri cüssesi sayesinde işe girmeyi başarırlar. “Bizim bir gelecek planımız var.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2024211,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savaş barıştır. Özgürlük köleliktir. Cehalet güçtür.
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
George Orwell’in “1984” adlı eseri, 8 Haziran 1949 tarihinde yayımlanmıştır. Kuşkusuz 1984, Orwell’in en popüler eserleri arasında yerini almayı başarmıştır. Distopik kitaplar denildiğinde genellikle akla gelen kitaplar arasında ilk sıralarda olmasa ek olarak alegorik ve politik türler arasına da rahatlıkla girmiştir. Çoğumuzun konusuna aşina olduğunu ya da “Büyük Birader” tabiriyle biri bizi gözetliyor mantığına hakim olduğunu düşünüyorum. Tabi kitap üzerine söylenecek birçok şey var lakin ben de kitabın konusunu anlatacak olursam kabaca şu sözlerle anlatırım; George Orwell, hükümetin insanları yönetirken ne derece ileri gidebileceğini anlattığı distopik bir dünya yaratmıştır. Yaratılan bu dünyada genel olarak mazinin gizli düşüncelerini ve kalıntılarını değiştiren ve yasaklayan bir yapı bulunmaktadır. Sadece yasaklamakla kalmayıp her şeyden önce tele ekran ve mikrofonlarla da yönetenlerin, yönetilenleri izlediği bir sistem kurulmuştur. Gelgelelim sistemi kuran parti, üyelerinin sadakatini zorla almaktadır. Diğer bir deyişle düşüncelerin hepsinin tek olmasını istemektedir. Hatta kendi istedikleri şeyi düşünenlerin suç işlediği ve buna da “Düşünce Suçu” dendiği gerçeğinden kaçamıyor insanlar. Tabi her suçun cezası olduğu gibi bu düşünce suçunu işleyenleri de cezalandırıyorlar. Doğrusunu söylemek gerekirse sistem o denli beyinleri sıfırlıyor ki okullarda eğitim alan çocuklar, anne ve babalarını bile düşünce polisine şikayet ediyor. Hatta düşünce polisi de bu düşünce suçunu işleyenleri yok ediyor. Çünkü Partinin istemediği gibi düşünmek yasaktır. Bütün eski dergiler, kitaplar partinin istediği gibi yeniden yazılıp eskileri yok ederek partinin düşüncelerini yaşatmak amaçlanıyor. İşte kitabımız da Winston Smith isminde bir parti üyesinin, en büyük suçu işlemesiyle
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
10/10
·224 syf.··
2024 5. kitabı
'BEN GİTMEZSEM KİM GİDECEK' Oğluyla son olarak şehit olmadan önce mesajlaştıklarını belirten Ayşe Kıvık, "Mehmet'imin boşluğu çok büyük. Her saniye aklımda. Fotoğraflarını, kıyafetlerini seviyorum. Sık sık kabrine gider oğlumla dertleşirim. Televizyonda izlediğimiz gibi olmuyormuş. Operasyonun başladığını öğrendiğimde aradık ama ulaşamadık. Konuşmak nasip olmadı ama mesajlaştık. Şehit olduğu gün 'Annem nasılsın?' mesajı attım. Bana, 'İyiyim annem. Kendinize iyi bakın, Allah'a emanet olun' dedi. Ben evimize şehit ateşi düşeceğini aklımın ucuna bile getirmemiştim. Hep o döndüğünde yapacağımız planları düşünüyordum. Akşam saatlerinde kötü haber geldi. Mehmetler kolay yetişmiyor. Son olarak arkadaşı şehit Abdurrahman Topuksuz'un cenazesinden döndüğünde de aynı şeyleri söyledim. Hem o hem de ben çok üzgündük. 'Oğlum sen de bizi yakma' dediğimde bana, 'Mesleğimi çok seviyorum. Bana böyle şeyler söyleme. Eğer oraya ben gitmezsem, başkası gitmezse kim gidecek? Olur da şehit olursam ağlamayın' dedi" ifadelerini kullandı. Kaynak/aksam.com.tr/ Irak'ın kuzeyinde düzenlenen Pençe- Yıldırım operasyonunda araziye tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Piyade Teğmen Mehmet Kıvık'ın anılarını, silah arkadaşı Samed Poyraz tarafından şehidin son 4 yılında ki anılarını yazıya dökmesi yürekleri burkan, aynı zamanda gurur veren bir nokta aslında. Kitapta Kıvık'ın, patlamanın ardından müdahale için gelenlere, "Halimden memnunum, kavuştuk biz. Kendinizi yeterince yordunuz zaten benim için yorulmayın. Gökyüzüne bakın beyler. Emrimi ikiletmeyin. Gördünüz mü yıldızları? Üzülmeyin. Onların hepsi benim. Ben oradayım artık" cümlesi ise yüreklere ateş düşüren bir diğer nokta. Okurken tüyleri diken diken eden, göz yaşlarını sele dönüştüren, yaşadığımız hayatı bizi
1000Kitap
Oysa Ben Tüm GökyüzüydümSamed Poyraz · Pelikan Yayınları · 2021166 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
"Yalnız onun sesini işitmek yahut dizinde yatmak veya gözlerini görmek bir ömre değerdi." • Bu eserde kahramanlığı, yiğitliği, mücadele ruhunu okuyacaksınız. On beşinci yüz yıl Anadolu’sunun nasıl Türkleştiği görüp şehzade kavgalarına şahit olacağımız bir eserdir. Eserde, Osmanlı sipahilerinin sürekli şarap içmeleri, bazı dervişlerin sürekli kötülenmesi olumsuz geldi. Hâlbuki o dönemlerde Anadolu’nun Türkleşmesinde görev alan Âhiyân-ı Rûm (Anadolu esnafı), Bâciyân-ı Rûm (Anadolu kadınları) ve Abdalân-ı Rûm (Anadolu dervişleri) çok önemli görevler ifa etmişlerdi. Tabii yazar iyi bir tarihçidir ama sonuçta kurgusal bir romandır bu. Zevkle okunan bu kitap, tarihi olayların içine aşkı çok başarılı bir şekilde katmış ve oldukça akıcı maceralar ile kitabı süslemiş. Romanda garip olan Deli kurt evli olmasına rağmen Gökçen kıza âşık oluyor. Yalnız sonu mutsuzdur zira sele kapılan karısı, Gökçen hatun, Satı kadın ve çocuğu ölüyor. Bu haber ile yıkılan şehzade bilinmezliğe doğru sürüklenmiştir. Bu da biterken insanı hüzünlendiriyor. Kısacası tarih kurgusu, özgürlük ve esaret, aşk arayışı, kahramanlık, ızdırap, umut ve umutsuzluk bu kitapta iç içe geçmiş. İnsanı farklı duygulara sürükleyen bir kitap.
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202219,6bin okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Kafka’nın en popüler eseri sayılabilir. Öykü, Gregor Samsa’nın bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulmasıyla başlar ve hayatındaki değişiklikleri anlatarak devam eder. Kafka’nın eserde ele aldığı yabancılaşma türü bireyin kendine yabancılaşmasıdır. Kafka anne babasına karşı evlat olarak, devlet ve toplum yapılanmasına karşı birey olarak kendini eksik hisseder. Yazdığı eserlerinde hep bu sözünü ettiği eksiklik, zayıflık yönlendirmiştir onu. Dönüşüm adlı öyküsü ise, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir. Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal’in açıklamasında bulur: “Gregor Samsa’nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat ‘başkalaşım’dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur.” Bu açıklama, Kafka’nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: “Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var… Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay.”
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022267,6bin okunma