Bazı kitaplar insanın içinde bir uyanış bir iz bırakır. Çok severek okudum Vahide nin hayatını. O kadar içten o kadar hayattan bir hikaye. İnsan bazen hayallerinden, umutlarından, ne olmak istediğinden vazgeçmek zorunda kalabiliyor. Ama can çıkmadıktan sonra içimizde bir yerlerde umut halen varolmakta. Vahide, günlerini terzilik yaparak, evdeki rutin sorumluluklarıyla geçiren bir kadındır.. Hayata dair beklentilerinden , hayallerinden sessizce vazgeçmiş gibi görünsede bu durağanlık aldatıcıdır. Yüreğinde babasına olan öfkesi, annesinin zoraki sessizliği, kardeşinin başına buyrukluğu her anlamda tam bir aile olamamışlar.. Yeğeni Deniz in soruları anne babasına olan merakı ve bir yandan sokakta büyüyen gerilimle bir anda düzenleri değişmeye başlar. Bu yüzleşmenin ortasında Balkan Savaşından derin izlerle çıkan sokak müzisyeni Adrian beklenmedik şekilde Vahide nin hayatına girer ve dengelerini derinden sarsar. İyileşmenin kapısı gerçekleri hatırlamakla ve uyanışla açılmaya başlar.. Hayat, her şeye rağmen hiç beklenmedik bir anda tutuyor insanın elini…