Ayşe

O akşam odasına döndüğünde aynaya bakıp, kimsin sen Martin Eden diye sordu kendine. Kimsin sen? Nesin? Nereye aitsin? İşin aslı, sen Lizzie Connolly gibi kızlara Nesin. Çalışanlar ordusuna, tüm o aşağı, kaba, çirkin insanı lara aitsin. Sığırlara ve ağır işlere, kötü kokular içindeki pis muhitlere aitsin. İşte bayatlamış sebzeler. Patatesler çürüyor. Onları kokla lanet olası, kokla onları. Ama sen kalkmış kitap okumaya, güzel müzik dinlemeye, güzel resimlerden hoşlanmayı öğrenmeye, kibar İngilizce konuşmaya, senin gibilerin hiçbirinin aklına gelmeyen şeyler düşünmeye, sığırlardan ve Lizzie Connolly'lerden kendini koparmaya ve senden bir milyon kilometre uzakta duran, yıldızlarda yaşa- yan solgun ruhlu bir kızı sevmeye cüret ediyorsun! Kimsin sen? Nesin sen? Lanetler olsun sana! Bakalım işlerini iyi edebilecek misin?"
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sesini buluyor, yıllardır derdini anlatamayan dudaklarının arasından dışarı çıkmak için can atan bütün o güzellikler, bütün o harikalar, vahşi bir akışla, dipdiri bir güçle dökülüyordu ağzından.
1000Kitap
Paranın değeri, getireceği özgürlükte ve kendini hoş gösteren giysiler aldırmasındaydı ki bunlar da onu hedefine götürecek, hayatını altüst eden ve esin veren narin yapılı solgun yüzlü kıza yaklaştıracaktı.
1000Kitap

Ayşe

, bir kitabı okumaya başladı
Jack London
8.9/10 · 135,3bin okunma