Ayşe gökoğlu

Ayşe gökoğlu
@ayse__gokoglu
Soyulur muydu kabuğu hayatın, yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı
Çocuklar sizin çocuklarınız değil, Onlar kendi yolunu izleyen Hayatın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler Ve sizinle birlikte olsalar da, sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil. Çünkü ruhlar yarındadır. Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın. Çünkü hayat geriye dönmez, Dünle de bir alışverişi yoktur. Siz yaysınız, çocuklarınız ise, Sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür. Ve o yüce gücü ile yayı eğerek, Okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin. Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar, Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever. /Halil CİBRAN/
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Eğlence endüstrisi yalnızlık pazarından geçiniyor. Teselli endüstrisi kaygı pazarından geçiniyor. Güvenlik endüstrisi korku pazarından geçiniyor. Yalan endüstrisi aptallık pazarından geçiniyor. Peki başarılarını nerede ölçüyorlar? Borsada. Silah endüstrisi de öyle yapıyor. Hisselerindeki değer artışları her savaşın en iyi habercisi." Eduardo Galeano / Zamanın Ağızları
"Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş atmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey." José Mauro de Vasconcelos
"Atla suya" dedim, atladı. Yüzme bilmiyordu. biz onu çıkarana dek neredeyse boğuluyordu. Onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki, "atla!" diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. John Steinbeck
Altı çizili cümleler ele verdi bizi