"Kronik vicdan azabı, tüm ahlâkçıların hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir. "
Aman ya Rabbim! Ne desem bilemiyorum. Bu kadar ters köşe olacağını hiç tahmin etmemiştim. Ayrıca Serkan Hoca'nın bu kadar bilimsel bilgiyi böyle bir roman içeriği ile buluşturup okuyucuya sunması müthiş bir şey. Öyle heyecanla, şaşkınlıkla okudum ki kitabı. Nasıl anlatsam da ipuçları vermesem diye çok düşündüm ama ipucu vermeden anlatılamayacağı için daha fazla bir şey demek de istemiyorum. Ama sonunda hem böyle mutlu olup hem de üzüleceğimi hiç tahmin etmemiştim. Böyle bir hikayeyi bizimle paylaştığınız için teşekkürler Serkan Hocam. Nöronlarınıza sağlık, kaleminize kuvvet. Başka başka bizi içine çekecek hikayelerinizi, bilimsel kitaplarınızı yine yine sabırsızlıkla bekleyeceğim. İyi ki yazıyorsunuz, yazmaya devem edin lütfen.
"Eğer bir insan kendi yalanına bir kere inanırsa, bir daha hiçkimse ona gerçeği gösteremez. O nedenle en tehlikeli yalanlar, kendimizi inandırdığımız yalanlardır."