Kant 18. yüzyıl filozofu haliyle eğitim hakkındaki görüşlerinin modern dünyada kabul gördüğü , günümüzde ideal kabul edilen eğitim kriterlerine uyduğu söylenemez. Çoğu konuda fikirlerine katılmıyorum. Adam hayal gücünün dizginlenmesinden tutun roman okumanın gereksizliğine , dışsal itaatin gerekliliğinde tutun da eğitimin önceliğinin bireyden ziyade toplum oluşuna kadar benim asla olur veremeyeceğim bir çok düşünceye sahip. Kitabı okurken Kantın sıkı bir ahlakçı olduğunu hissediyorsunuz. Ama ben din ve ahlak konularında da yer yer fikir ayrılığına düştüm. Kantı 21. yüzyılın fikri yapısına göre değerlendirmem adil olmaz günümüz dünyasında tutunabilecek fikirler değil bir çoğu. günümüzde dahi Kant gibi düşünenler olsa bile...
Eğitimin amacı öğretmek ise de öğrenmeyi öğretmek olmalı ... konusundaki fikirlerine sonuna kadar katılıyorum. çünkü hiç bir öğrenme bireysel çaba sonucu yaparak yaşayarak öğrenme kadar kalıcı olmayacaktır... Öğrenmeyi öğrenmiş bireyler eğitimin biricik amacı olsa yeter :) Eğitim almak benim anlattığıma papağanlık yapmak değil... Düşünmek lazım sorgulamak lazım kendi zihin süzgeçinden geçirmek lazım...
Esasında bir çoğumuz yaptığımız işin felsefesine sahip değiliz. Eğitimde esas amaçlarımızın ya farkında değiliz ya umursamıyoruz. Ben müfredatı anlatır evrakımı teslim eder etlisine sütlüsüne karışmam diyoruz. Araçlarımız amaca dönüşmüş durumda ...
sözelci olmamdan mütevellit anlamakta zorlandığım bir mantık kitabıydı sözel kısımlar anlaşılabilir olsa da sembollerle ifade edilen kısımlar baya zorlayıcıydı. yine de okunası bir kitap