Ayşe

Ayşe
@aysedimi
öğrenci falan
Yüksek lisans
145 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Ayşe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 00:00
·
2025 23. kitabı
Adam Fawer
8.1/10 · 1.720 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·504 syf.··
2025 24. kitabı
“Kafamda Bir Tuhaflık”: Modern Hayatın Ontolojik Yalnızlığına Bir Ağıt Orhan Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık adlı romanı, varoluşçu bir yalnızlığın, kentleşmeyle şekillenen kimlik krizinin ve gündelik hayatın metafizik ağırlığının romanıdır. Mevlut’un sokak sokak dolaşan adımlarında, aslında Heidegger’in “das Man” dediği sıradanlığın içine sıkışmış, özgünlüğünü yitirmiş modern bireyi görürüz. Mevlut’un İstanbul’un kıyılarında sürdürdüğü yaşam, bir varoluşsal otantiklik arayışıdır. Her şey değişirken, o sabit kalmak ister. Tıpkı Albert Camus’nün Yabancısındaki Meursault gibi, Mevlut da sistemin anlamsızlığına boyun eğmeden, iç dünyasının “tuhaflığı”yla var olur. Absürd, burada boza satmakla, gelenekle, geçmişle kurulan duygusal bir bağ haline gelir. Bu roman, sosyolojik determinizmin pençesinde bireysel özgürlüğünü arayan insanın trajedisidir. Marx’ın “altyapı üstyapıyı belirler” tezi, Mevlut’un sınıfsal konumunda hayat bulur; ancak Mevlut’un iç sesi, bu materyalist çerçevenin ötesine geçmek ister. İdealist felsefenin izleriyle, kendi küçük evrenini anlamlandırmaya çalışır. İstanbul, burada bir Baudrillard simülasyonu gibi, hem gerçek hem de hayalin bir suretidir. Eski ile yeninin, köylü ile kentlinin, gelenek ile modernitenin çatışmasında, Mevlut’un zihninde beliren o “tuhaflık”, aslında postmodern insanın parçalanmış benliğidir. Ve şu soru, roman boyunca sessizce yankılanır: “Kendi hayatını gerçekten sen mi yaşıyorsun, yoksa bir başkasının yazdığı senaryoda küçük bir figüran mısın?”
1000Kitap
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Sessizlik bazen en keskin çığlıktır…
7/10
·309 syf.··
2025 22. kitabı
Sessiz Hasta – Alex Michaelides Bu kitabı ilk sayfasından sonuna kadar elimden bırakamadım. Alicia Berenson’un suskunluğu sadece bir sessizlik değil, kelimelere dökülmeyen bir isyandı sanki. Okudukça içimde “bir insan ne yaşarsa tamamen susmayı seçer?” sorusu yankılandı. Kocasını öldürmekle suçlanan bir kadın ve onun peşinden giden bir psikoterapist… Basit gibi görünen bir cinayet vakası, aslında hem psikolojik hem de varoluşsal bir bilmeceye dönüşüyor. Ve yazar bu bilmecenin her parçasını tek tek önümüze koyarken, biz de kendi içimizde kayboluyoruz. Alicia’nın sessizliğinde kendimden bir parça buldum. Konuşmadığımız ama içimizde çığlık çığlığa yankılanan anılar gibi… Belki de hepimiz bir noktada Alicia’yız. Konuşmuyoruz çünkü kimse gerçekten duymuyor. Sonu ise… Şaşırtıcı kelimesi yetersiz kalır. Ters köşeyi hissediyorsun ama yine de tam olarak tahmin edemiyorsun. Kitabı kapattığımda bir süre öylece oturdum, sanki biri bana gerçeği çok geç söylemiş gibi. Sessiz Hasta, sadece bir gerilim romanı değil; aynı zamanda bir insanın kırılganlığını, geçmişin gölgesini ve sessizliğin ne kadar ağır bir yük olduğunu anlatıyor. Okurken düşündüren, bitince insanın içinde bir iz bırakan bir kitap…
Edebiyat & Roman
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 17. kitabı
İhanetin, önyargının ve kıskançlığın gölgesinde geçen sarsıcı bir trajedi… Shakespeare’in kaleminden çıkan Othello, sadece bir kıskançlık hikâyesi değil; aynı zamanda insanoğlunun en zayıf, en karanlık yönlerine tutulmuş bir aynadır. Othello’nun asaletiyle, Desdemona’nın saflığıyla, Iago’nun sinsi planlarıyla sürükleyici bir labirente giriyoruz. Kelimeler öyle güçlü ki, yüzyıllar önce yazılmış bir metin bugün bile insan doğasını kusursuzca çözümleyebiliyor. Beni en çok etkileyen şey; bir yalanın nelere mal olabileceğini, bir damla şüphenin nasıl bir fırtına yaratabileceğini, sevgiyle yoğrulmuş bir ilişkinin nasıl yavaş yavaş zehre dönüşebileceğini görmek oldu. Othello’nun içsel çatışmaları ve Iago’nun insan ruhuna işleyen manipülasyonları, kitabı sadece bir oyun metni olmaktan çıkarıyor, adeta bir ruh çözümlemesine dönüştürüyor. Othello’yu okurken bir yandan üzüldüm, bir yandan da hayran kaldım. Dili ağır gibi görünse de anlam derinliği, karakter çözümlemeleri ve felsefi katmanlarıyla zaman ayırmaya fazlasıyla değer. Shakespeare okumaya başlamak isteyenler için belki ilk tercih olmamalı ama bu tarzı sevenler için gerçek bir başyapıt.
Edebiyat & Roman
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma