Ayşe

Ayşe
@aysedimi
öğrenci falan
Yüksek lisans
145 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Aynadaki Yüz Kimin? Beyaz Kale’de Benlik ve Öteki
8/10
·156 syf.··
2025 30. kitabı
Orhan Pamuk’un Beyaz Kale’si, bir roman olmanın ötesinde kimliğin, benliğin ve insan zihninin bulanık sınırlarını sorgulatan bir düşünce labirenti. Osmanlı’nın 17. yüzyıl İstanbul’u fonunda geçiyor
1000Kitap
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,2bin okunma
Reklam
Kar: Araf'ta Sürgün
8/10
·460 syf.··
2025 29. kitabı
Orhan Pamuk’un başyapıtı Kar, yüzeyde bir siyasi gerilim gibi görünse de, derinlikte modern insanın inanç, kimlik ve mutluluk arasındaki çıkmazlarını sorgulayan yoğun bir felsefi metindir. Almanya'dan Kars'a dönen şair Ka’nın yolculuğu, dış dünyanın kaosu kadar, kendi ruhunun karla kaplı coğrafyasına yapılan bir içsel seyahattir. Pamuk, Kars'ı, ne tam anlamıyla Batılı ne de tamamen Doğulu olabilen, iki medeniyet arasında sıkışmış Türkiye'nin bir Araf metaforu olarak kullanır. Ka, bu Araf’ta "sahih" bir kimlik arar; ne laikliğin mutlak rasyonalizmine ne de yükselen dindarlığın kesinliğine sığınabilir. O, daima bir yerlere yabancı, kendine bile sürgün bir figürdür ve aradığı aşkın ve huzurun sadece şiirde (sanatta) var olabileceğini anlar. Romanın bütünü, kar tanesinin altı köşeli kristal yapısına benzer bir simetri üzerine kurulmuştur. Kar (Snow), hem mutlak inancın saflığını hem de hakikatin bulunmazlığını temsil eder. Kitaptaki hiçbir karakter—ne İslamcı lider ne laik general ne de Ka’nın kendisi—mutlak doğruya sahip değildir. Herkes kendi fanatik inancının, bir diğerinin fanatizmine olan ironik benzerliği içinde hapsolmuştur. Bu, Pamuk'un hakikatin çoğulcu ve karmaşık olduğu yönündeki tezidir. Kar’ın en büyük varoluşsal sorusu şudur: İnsan, uğruna ölünecek soyut bir ilke için mi, yoksa İpek’e duyulan aşk gibi basit, somut bir mutluluk için mi yaşamalıdır? Pamuk, bu trajik ikilemde kesin bir cevap vermekten kaçınır; bunun yerine, okuyucuyu Türkiye'nin ve bireyin ruhundaki çatlağı, Kars'ın karlı, yalnız sokaklarında yürüyerek anlamaya davet eder. https://1000kitap.com/kitap/kitap--12 Orhan PamukOrhan Pamuk
1000Kitap
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma
10/10
·240 syf.··
2025 25. kitabı
Bir milletin kaderiyle bir yüreğin kırıklığı aynı anda yazılmış bu sayfalara… Tarih bazen kalın kitaplarda yazılmaz. Bazen bir adamın susuşunda, bir kadının gözlerinde, bir atın şahlanışında
Edebiyat & Roman
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202219,6bin okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2025 24. kitabı
“Kafamda Bir Tuhaflık”: Modern Hayatın Ontolojik Yalnızlığına Bir Ağıt Orhan Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık adlı romanı, varoluşçu bir yalnızlığın, kentleşmeyle şekillenen kimlik krizinin ve gündelik hayatın metafizik ağırlığının romanıdır. Mevlut’un sokak sokak dolaşan adımlarında, aslında Heidegger’in “das Man” dediği sıradanlığın içine sıkışmış, özgünlüğünü yitirmiş modern bireyi görürüz. Mevlut’un İstanbul’un kıyılarında sürdürdüğü yaşam, bir varoluşsal otantiklik arayışıdır. Her şey değişirken, o sabit kalmak ister. Tıpkı Albert Camus’nün Yabancısındaki Meursault gibi, Mevlut da sistemin anlamsızlığına boyun eğmeden, iç dünyasının “tuhaflığı”yla var olur. Absürd, burada boza satmakla, gelenekle, geçmişle kurulan duygusal bir bağ haline gelir. Bu roman, sosyolojik determinizmin pençesinde bireysel özgürlüğünü arayan insanın trajedisidir. Marx’ın “altyapı üstyapıyı belirler” tezi, Mevlut’un sınıfsal konumunda hayat bulur; ancak Mevlut’un iç sesi, bu materyalist çerçevenin ötesine geçmek ister. İdealist felsefenin izleriyle, kendi küçük evrenini anlamlandırmaya çalışır. İstanbul, burada bir Baudrillard simülasyonu gibi, hem gerçek hem de hayalin bir suretidir. Eski ile yeninin, köylü ile kentlinin, gelenek ile modernitenin çatışmasında, Mevlut’un zihninde beliren o “tuhaflık”, aslında postmodern insanın parçalanmış benliğidir. Ve şu soru, roman boyunca sessizce yankılanır: “Kendi hayatını gerçekten sen mi yaşıyorsun, yoksa bir başkasının yazdığı senaryoda küçük bir figüran mısın?”
1000Kitap
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
Sessizlik bazen en keskin çığlıktır…
7/10
·309 syf.··
2025 22. kitabı
Sessiz Hasta – Alex Michaelides Bu kitabı ilk sayfasından sonuna kadar elimden bırakamadım. Alicia Berenson’un suskunluğu sadece bir sessizlik değil, kelimelere dökülmeyen bir isyandı sanki. Okudukça içimde “bir insan ne yaşarsa tamamen susmayı seçer?” sorusu yankılandı. Kocasını öldürmekle suçlanan bir kadın ve onun peşinden giden bir psikoterapist… Basit gibi görünen bir cinayet vakası, aslında hem psikolojik hem de varoluşsal bir bilmeceye dönüşüyor. Ve yazar bu bilmecenin her parçasını tek tek önümüze koyarken, biz de kendi içimizde kayboluyoruz. Alicia’nın sessizliğinde kendimden bir parça buldum. Konuşmadığımız ama içimizde çığlık çığlığa yankılanan anılar gibi… Belki de hepimiz bir noktada Alicia’yız. Konuşmuyoruz çünkü kimse gerçekten duymuyor. Sonu ise… Şaşırtıcı kelimesi yetersiz kalır. Ters köşeyi hissediyorsun ama yine de tam olarak tahmin edemiyorsun. Kitabı kapattığımda bir süre öylece oturdum, sanki biri bana gerçeği çok geç söylemiş gibi. Sessiz Hasta, sadece bir gerilim romanı değil; aynı zamanda bir insanın kırılganlığını, geçmişin gölgesini ve sessizliğin ne kadar ağır bir yük olduğunu anlatıyor. Okurken düşündüren, bitince insanın içinde bir iz bırakan bir kitap…
Edebiyat & Roman
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,6bin okunma
Reklam