Hangi çeşit olursa olsun, şiddet gören çocuklarda üç farklı davranış örüntüsü görülür: Aşırı uyum (karaktersizleşme), hırçınlık/saldırganlık (agresifleşme) ve duyarsızlık (duyarsızlaşma). Bu üç hal de, bir çocuk için en ağır dramların yaşandığı sahnelerdir.
Anneler çocuklarına muhakkak sınırlar koymalıdır. Lakin bu sınırları çizerken ortaya koydukları davranışlar, bir yetişkine söylense uygun olmayacak davranışlar olmamalı, nezaket ve saygınlık muhakkak korunmalıdır çünkü ruhun yaşı yoktur. Bir davranış nasıl ki bir yetişkini incitir, izzet-i nefsini zedeler, onurunu acıtır ise, aynı davranış örüntüleri çocuklarda da benzer etkiler oluşturur.
Biz bağırırken çocuğumuz ne yaparsa yapsın, yapamadığından emin olduğumuz bir şey vardır, o da ders alıyor, yanlış davranışın yapılmaması gerektiğini anlıyor ya da terbiye ediliyor olduğudur çünkü tehdit altında hissettiği için öğrenme devreleri kapanmıştır artık. Bu yüzden çocuğumuza ders vermek ve terbiye etmek istiyorsak, öncelikle muhakkak ve muhakkak sakin kalmamız gerekir.