Daha kolay yaşam arayışı pek çok zorluk çıkarmıştı ve bu sonuncusu değildi.Bugün aynı durum bizim için de geçerli. Kim bilir kaç üniversite mezunu genç çok çalışıp iyi paralar kazanacaklarını düşünürek büyük firmalara giriyor ve ancak otuz beş yaşından sonra bu işlerden ayrılarak gerçek istediklerini yapmaya çalışıyor? Öte yandan, bu yaşa gelinceye dek kredi ödemeleri, okul yaşına gelen çocukları, ödemeleri gelen arabaları ve yurtdışı tatiller veya kaliteli şaraplar olmadan yaşamın çok da anlamlı olmadığına dair geliştirdikleri anlayışları oluyor. Ne yapabilirler? Geri dönüp kök bitkileri mi eşelesinler? Elbette öyle yapmayıp daha da büyük bir çabayla köle gibi çalışıyorlar.
Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi Devrimi'nden çok önce, Homo sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde tutuyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olmak gibi şaibeli bir özelliğimiz var.
Modern üsluplar ve bakış açıları ile beraber Andrey Yefimiç, 6. koğuş gibi iğrenç yerlerin sadece belediye başkanın ve kasaba konseyinin yarısının okuma-yazma bilmeyen, ağızlarından aşağı erimiş kurşun bile dökseler doktorların her sözlerine inanıp onları kâhin sanan tüccarlardan oluştuğu, demiryolunun yüz elli mil ötedeki bir kasabada var olabileceğini biliyordu. Başka herhangi bir yerde halk ve gazeteler, bu küçük Bastille’yi çoktan parçalarına ayırırdı.