Dün, epeyce eskilerden bir öğrencim "Hocam, yazdıklarınızı okurken o kadar keyif alıyor ve yazılarınızdan öyle çok şey öğreniyorum ki." diye yazmış :) Sonra oradan epeyce muhabbet ettik. Yoğunluğumuz az hafiflesin bir çay içelim dedik beyefendiyle. Nasihatlerinize ihtiyacım var hocam, dedi. O öyle yazınca "Âhh biz bu gençlere ne yapmışız.." dedim içimden. Nasihat değil sohbet edelim; ben de senin gibi pırıl pırıl gözlerden, yüzlerden, kalplerden çok şey öğrendim ve öğreniyorum dedim. Bunu neden yazdım? Terapi sürecimde özellikle Doğan Hocamın kitaplarından, izlediğim programlarından şunu öğrendim. Biz gençlere hep üst perdeden konuşup durmuşuz. Sanki hayatı çözmüşüz, öyle bir bilge olmuşuz da. Her şeyin en doğrusunu bildiğimizi sanıp gerçek sohbetlerin önünü tıkamışız oysa. Sanırım geçmişteki Aysel de böyleydi. Bu konuda aydınlanmış olmaktan çok memnunum. Benim talebeliğim bitmedi ki nasihat edeyim. Ve bundan sonra eğitime katkım, ömrüm oldukça sohbet eksenli olacak diye de seviniyorum. 😄🤞🏻