Bu kitap hakkında sayfalarca yazabilir, günlerce konuşabilirim. Bazı kitaplar ilaç gibidir. Sizi adım adım iyileştirir. Yaşama sevincinizi kat be kat arttırır. Doğan Hocamı tanımadan önce insanlar neden bu kadar kaba ve öfkeli diye sorardım kendime. Onu okuduktan sonra fark ettim ki kendi öfkelerimin bile farkında değilmişim. Onu tanıyıp anladıkça başkalarını bırakıp kendi içime yönelmeye ve kendimi tanımaya başladım. Âhh dedim, meğer yıllardır kendimle tanışmamışım. Ekip nedir? İç tanıklık nedir? Denetim odaklı korku kültürü nedir? Gelişim odaklı sevgi kültürü nedir? Biz nedir? Nasıl biz oluruz? Yaşayan değerler nedir? Yaşamayan sadece konuşulan değerler nedir? Hak, adalet nedir? Kurumlar nasıl yönetilir? Bunun gibi daha birçok sorunun cevabını buluyorsunuz. Yazdığı her cümlenin bilimsel dayanağı var. Hiçbir şey havada kalmıyor. Her şeyi zihninize bina örer gibi tuğla tuğla yerleştiriyor ama bunu yaparken "Ben profesörüm, doğruyu ben bilirim." şeklinde değil, evimizde bilge bir dede var gibi anlatıyor. Canım hocam "Nurlar içinde uyu." dedim, uyandığım her sabah. Yepyeni bir ben inşâ etmemde Doğan Hocam mimardır. O, gitti. Ama kitapları ve yaptığı programları bizimle. Vakit kaybetmeyin okuyun derim. Yudum yudum için, derim. Hayat hepimiz için hem sürprizlerle dolu hem de zorlu bir yolculuk. Doğan Hocam gibi bilgeleri kutup yıldızı bilip hayatı daha yaşanılır kılabiliriz. Bu kitap için ne desem az. Doğan Hocamı ne kadar anlatsam yetersiz. Kısaca, okuyunuz :)