Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu, Türküm diyene.
Ssç diye bir şey yok, onlara çocuk demek bile hakaret. Çocuk dediğin oyun oynar, silahla oynamaz. Çocuk dediğin çantasında kalem kitap taşır, silah değil. Bazılarına canice gelse de bu katiller çocuk değil ve ayrıştırılmalılar. Bu tarz canilerin saldırı planları hangi yaş aralığında azalıyorsa o yaşa kadar içerde kalmalılar. Psikolojik destek almalılar. Hâlâ eğitim hakkı var diyorsak da başka okullarda eğitim almalılar. Ramlarda teşhisler konulmalı. Anne babaların "normal" göstermeye çalışıp toz kondurmadığı katiller bugün planlı bir şekilde gözlerini kırpmadan ter*r eylemi yapıyorsa bunu hiçbir zihniyet normal karşılamamalı. Uzun vadeli önlemler alınmalı. Tek bir şahsı hedef göstermek değil amacım. Çünkü bu kez balık baştan değil her yerden kokuyor artık. Ailesi, arkadaşları, sistem, cezalar... O kadar çok faili var ki. Çocukluğunu gençliğini mahvettiğiniz onlarca kişiye travmasız bir çocukluk ve gençlik borçlusunuz, borçluyuz. Çok üzgünüm. Gündemin ertesi gün olan bir maç yüzünden değişmesi bile canımı o kadar sıkıyor ki. Henüz ilkokul çağında bir çocuğun "ben ortaokula geçmek istemiyorum, orada çocuklar öldürülüyor" diye ağladığına tanık oldum bugün. Bu sözün ağırlığının altından nasıl kalkacağız? O çocuğa ve daha onlarcasına bunun hesabını nasıl vereceğiz? Ben kendi adıma çok sinirliyim ve utanıyorum. Bu çağa denk gelmiş olmaktan da utanıyorum.
Güzel ülkemin dört bir yanı acı, dört bir yanı ateş yeri. Bir ocağa değil ülkemize düştü ateş. Ne zaman gereken yapılacak bilmiyorum. Kaç kez yazmaya başladım, sonra sildim saymadım. Elim gitmedi, aklıma çocuklar geldi. Korkunç bir olay, korkunç bir şey. Hâlâ aklım almıyor. Ülkede öylesine büyük bir hirt sorunu var ki. Doğurup sokağa bırakmak ebeveynlik değil ne yazık ki. Çok üzülüyorum. Çocukların en güvende olacağı yerde ölüm var. İki hafta sonra dans edecekleri yerlerde kan var. Her gün başka bir vahşeti açıklayıp, korumaya çalışıyoruz. O çocukları yeniden okula nasıl alıştıracağız? Çocuğuna kavuşamayan ailelere çocuğunu nasıl vereceğiz? Öğretmenlerin hesabını kim soracak? Peşi sıra 100 korumayla gezenler yerine okullara bir polis konulsa bunlar yaşanmayacaktı belki de. Çok utanıyorum ve üzgünüm. Başımız sağ olsun.