Benim için her şey o anda değişmişti. Artık sadece bir gölge, evin bir köşesinde sessizce duran bir eşya değildim. Konuşabiliyordum; kelimelerle değil belki ama tebeşir parçasıyla yazabiliyordum. O ana kadar sadece etrafımdaki dünyayı izleyen bir seyirciyken, artık o dünyanın bir parçası olmaya başlamıştım.