insanların hepsi verilen emirlere uymaktadırlar, ama yine de kendi istediklerini yaptıklarına inandırılmışlardır. nasıl ki çağdaş yoğun üretimde malların standartlaştırılması bir gereklilikse, sosyal süreçte de insanların standartlaştırılması öyle bir gerekliliktir. ve bu işe eşitlik denmektedir.
olmadı kısmet değilmiş albayım, mutfak temizliğiyle olmuyormuş. uyanınca boynuma sarılmıştı uykulu kollarıyla. ben de bütün iş bundan ibaret diye sevinmiştim, esas meselelere boş vermiştim, tabakların suları bile akmadan onları kurulamıştım, beni azarlamıştı, çünkü kurulama bezleri hemen ıslanmıştı, ondan azarlamıştı, beni bu kadar seven ve ikide bir kollarını boynuma saran kadın neden böyle önemsiz bir mesele için beni azarlamıştı? iyi niyetlerle iyi eserler verilemeyeceğini neden hatırlatmıştı?