İnsan sadece görünür âlemde yaşayan bir varlık değil. Allah'ın rızasını gözeten bir varlıktır insan. Dahası Allah'tan razılığı olacak bir varlık. İşte bu ikincisi daha zor.
Alaaddin Palevi hoca bu kitabında sünnetin önemini, dindeki konumunu, Şia'nın, haricilerin, mutezilenin ve mealcilerin sünnete bakış açısını ilmî bir dille açıklıyor.
Celaleddin Afgani, Muhammed Abduh, Muhammed Reşit Rıza gibi modernistlerin fikir önderlerine ve Mustafa İslamoğlu, İbrahim Sarmış, Bayraktar Bayraklı, Yaşar Nuri Öztürk, Abdülaziz Bayındır, Hayrettin Karaman, Süleyman Ateş gibi bazı modernist ilahiyat profesörlerine gayet seviyeli ve ilmî bir üslup ile reddiye veriyor.
İnsanların karakterini okuyabilirsiniz, bu da bir sünnettir. Mesela çocuklarınızın/arkadaşlarınızın karakterlerini okuyun. Sert mizaçlı çocuğunuzu/arkadaşınızı uysallaştırmaya çalışmayın. Bırakın o Ömer gibi olsun. Rasulullah kimsenin karakterini değiştirmeye çalışmadı. "Sen dedi Ömer'sin, sertsin ama buna sınırlama getirmelisin. Sen dedi Abbas'sın, sevilmeyi seviyorsun ama insanların hislerine saygı duymalısın. Sen dedi Useyd'sin, şakacısın ama sözün gideceği yere dikkat etmelisin. Sen dedi Ammar'sın, açık sözlüsün ama bazen susmayı öğrenmelisin. Sen dedi Hatice'sin, ticarette iyisin ama başkalarının fikirlerini de almalısın. Sen dedi Fatıma'sın, cesursun ama yerini bilmelisin. Sen dedi Aişe'sin, kıskançsın ama sınırı kaçırmamalısın." Hiçbirine “değişeceksin, böyle olmaz!” demedi. Çünkü İslam’ın zamanla onları terbiye edeceğini biliyordu. Tabiat ile savaşan Allah ile savaşır. Bu yüzden tabiatı bilmek ve terbiye etmek lazım. Ya da mesela arkadaşlarınızın karakterlerini okuyun. Ona göre davranın, ona göre muhabbet açın, ona göre beklentilere girin. Değişime açık olmayan insanlara sürekli nasihat edip, duvara konuşmaya gerek yok. Zamanla hırs yapar. Sevmedikleri muhabbetleri açıp insanlardan tepki çekmeyin. Zamanla sinir yapar. İncelikten anlamayan arkadaştan sürekli incelik beklemeye gerek yok. Zamanla kırgınlık yapar. Kendin bir şey yapıp onda görmediğinde, onu eksik ve kusurlu bulamazsın. O bambaşka bir dünya...
Allah'ım, günleri bir rahmet yorganı gibi üstümüze sar ve içimizi ısıt, ya Rabbi.
Allah'ım, zamanı bizi kirlerimizden arındıran bir nehir gibi içimizden akıt, ya Rabbi.
Allah'ım, sıkıntılarla ağırlaşan uzun gecelerimizi hafiflet ve tünelin ucunda ışıyan güneş gibi ferah sabahlara bağla, ya Rabbi.