Kabul etmemek bir adetti; ayrıntıyı kabullenmemek. Çünkü bu tip bir ayrıntı seçenek demekti, seçenekse sorumluluk; peki, ya sorumluluğumuzda başarısız olursak? Baş edebileceğimizden fazlasını görebilmenin sonuçlarını gereğince sorgulayamazsak? Daha beteri, ya o şey -her neyse- güzel bir şeyse, hoşumuza giderse, ona alışırsak, onunla neşelenmeye başlarsak, zamanla ona bel bağlarsak ama o bir daha dönmemek üzere gider veya elimizden koparılırsa? İyisi mi hiç olmasın hissi, bizim için yaygın olan histi ve işte mavi de bu yüzden göğümüzün olabilecek tek rengiydi.
Annem bu duruşundan asla ödün vermeyecekti ama ben yaşım ilerledikçe sık sık -kuytularının derinlerinde- onun kadınlar ve yazgıları hakkında sahiden böyle düşünüp düşünmediğini sorgulayacaktım.
Palyatif toplum performans toplumuyla örtüşür. Acı bir zayıflık belirtisi olarak yorumlanır. Gizlenmesi ya da optimizasyonla giderilmesi gereken bir şeydir. Performansla uyuşmaz. Yapabilmenin hüküm sürdüğü aktif toplumda acı çekmenin pasifliğine yer yoktur.