Huzursuzdu Tacettin, mutsuzdu, kalabalığın ortasındaydı ama, kendine ait umutları yitik bir dünyada yaşıyordu. Birbiriyle bağdaşmayan duygular ve düşünceler arasında sıkışıp kalmıştı.
Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.