'Uykuyla uyanıklık arasındaki büyülü dünyada hayatın keskin yanlarının anlamlarının birer birer yitip gitmesini kendi gündüz düşleriyle katmanlayıp seyreyler
Ekim ayında okuma grubumuzun kitaplarından ilki Tolstoy'un Aile Mutluluğu. Kitabı bugün birkaç açıdan değerlendireceğim. Uzun bir inceleme olacak gibi görünüyor. Ancak Tolstoy'u az da olsa anlamak adına bunu yapma gereği görüyorum. Okuma sabrını gösterenlere de teşekkür ederim şimdiden.
Öncelikle, Tolstoy ve Valeria'dan bahsetmekle başlayayım. Valeria, Tolstoy'un aşk yaşadığı ve bu hikâyeyi Aile Mutluluğu'na yansıttığı kadındır. Sudakova'da yaşayan Valeria aslında üst tabakadan bir kadındır hattâ Tolstoy da onun ailesini tanımaktaydı. Daha da ileri gidip onların vasisi olmuştur. Yirmi yaşındaki Valeria'nın vasisi olması da onlar arasındaki durumu güçleştirir. Tolstoy 28, Valeria ise 20 yaşındadır. Hikâyemizde ise Sergey 36, Maşa ise 17'dir. Vasi olduğu eve sık sık ziyarette bulunur Tolstoy. Herkes onların evlenmesini istese de bütün bunlara rağmen "aşk" Tolstoy'un inanmadığı duygulardan biridir. Aşık olmaya zorlar kendini ve bu duygularını günlüğüne de yansıtır. Günlüğünden kısaca Valeria ile olan durumunu özetleyecek notlar bırakıyorum buraya:
26 Haziran 1856: Valeria beyaz bir elbise giymişti ve çok güzel görünüyordu, hayatımın en güzel günlerinden birini geçirdim. Onu cidden seviyor muyum? Ya o, uzun süre sevebilir mi? İşte bu iki soruyu yanıtlayabilmek isterdim ama yanıtlayamıyorum.
28 Haziran 1856: V. son derece eğitimsiz ve cahil, tabii eğer aptal değilse.
10 Temmuz 1856: V. çok güzel, ilişkimiz de rahat ve keyifli.
12 Temmuz 1856: Korkarım ki V. çocukları bile sevemeyecek biri.
12 Ağustos 1856: Aşık olup olmadığımı bilmek istiyorum.
25 Eylül 1856: Valeria Sudakova'ya döndü. V. iyi hoş ama gel gör ki tam bir aptal.
1 Ekim 1856: Fena halde boş kafalı, prensip sahibi değil ve buz gibi soğuk.
19 Ekim 1856: Çok şişmanladı, ona karşı kesinlikle hiçbir şey