Öncelikle Serkan Karaismailoğlu'nun "Kadın Beyni Erkek Beyni" ve "Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum" kitaplarının gerek üslubuyla gerekse etkileyici bilgileriyle beni hayran bıraktığını söylemeden geçemiycem. Hem bu kadar akıcı hem de sade bir üslup her yazarın yakalayabileği bir birliktelik değil. Bu hayranlıkla bir arayıştaydım ve Serkan Karaismailoğlu'nun yeni kitabı olan "Pia Mater" i gördüm. İlk olarak kapağın tasarımı beni etkilemeyi başardı. Her zaman kapağını beğendiğim kitapları okumaktan korkmuşumdur zira içeriği hep hayal kırıklığına sebep olmuştur ama önceki deneyimlerimden Serkan Karaismailoğlu'nun kalitesine şahittim ve elime alıp okumaya başladım.
Roman kurgusu içinde; polisiye kurgu, sinirbilim açıklamaları, düşünmenize, hayal kurmanıza imkan tanıyan,yer yer kendi hayatınızı sorgulamaya yarayan içeriğin kitaba hakim olması ve en önemlisi kitabın akıcı ve sade üslubu bu kitabı gerçekten benim gözümde kaliteli kılıyor.
Sevdiğim kitaplarda her zaman yaşadığım bir durum burda da başıma geldi. Hem merak edip okumak istiyordum hem de bitmesin isteyip boş vakitlerimde okuduklarımı düşünüyordum, tabi tabir yerindeyse her bir nöronuma bu sayede yeni sinapslar kurdurup, nöronlarıma bu bilgileri kaydetmeye çalışıyordum. En nihayetinde merakıma yenik düşüp 4 gün içinde bitirdiğime de inanamıyorum, kitapların da tadı olurmuş ve tadı hala damağımda.
Son olarak Serkan Karaismailoğlu'nun bir kitabı olan "Arachnoid Mater" de okuncaklar listemde.
Kitap bittiğinde kendinizi farklı hissedeceğinizden oldukça eminim. Henüz okumamış ya da yeni okuyacak olanlara da keyifli okumalar dilerim.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu