“Hep geriye bakıp durma, canını sıkmaktan başka bir işe yaramaz.”
“Akşam, günün en güzel zamanıdır. Günlük işini tamamlamışsındır, ayaklarını uzatıp keyfine bakabilirsin artık.”
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı artık. O betondur. Senin yeni vatanın. Asfalttır, parkedir, halıflekstir.
“Sen bu tül perdeler arkasında solacaksın.”
“Yaşlandım ,” yerine “ İlahi hayat konusunda bilge bir kişiyim,” deyin. Kendinize ölümü değil, hayatı telkin edin. Mutlu, canlı, başarılı, dingin ve güçlü olduğunuza dair vizyon yaratın. Yaşın kendisine ait bir ihtişamı, güzelliği ve bilgeliği vardır. Huzur, sevgi, neşe, güzellik, mutluluk, bilgelik, iyi niyet ve anlayış asla yaşlanmayan ya da ölmeyen özelliklerdir.
Hayatınızı yaşayın! İçinizdeki o muhteşem yaşama sevincini açığa çıkarın! Hiçbir şeyi ıskalamayın. Hep yeni heyecanlar arayın. Hiçbir şeyden korkunuz olmasın… -Dünya yalnızca bir mevsimliğine sizin…
“Öğretme ve yetiştirme işleri için de ayrı zaruretlerle karşı karşıyayız. Birtakım mekteplerimiz var; birçok şeyleri öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız ? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak… O zaman ne olacak? Kriz… Halbuki maarifi istihsalin yardımcısı yapabiliriz ve dahili echange’ı artırabiliriz. Bütün mesele burada. Dahilî piyasayı genişletmekte. Yarı ziraî, yarı sinaî bir iş hayatı temin edebiliriz. O kadar hususî istihsal kaynaklarımız var ki…