Senden sonra neler oldu bilmek ister misin?
Eve girdiğimde gözaltlarımda taşıdığım onar kiloluk torbaları kapının önüne bıraktım. Ellerimdeki yalnızlığı katlayıp montumun cebine sıkıştırdım. Prangalarımın sesini duyunca "Sen mi geldin?" dedi annem. Dedim "Bilmem ki anne, ben mi geldim?" Böyle zamanlarda annemin yakasına yapışıp "Anne bana söyle, ben gelmiş miyim, burda mıyım, sahiden var mıyım anne?" diye bağırmak istedim. "Kendimi hissetmiyorum anne, sanki yokum, sanki kanım çekildi, sanki kalbim söküldü, belim büküldü anne, anne bul beni" diye peşinden sürünmek istedim. İstedim ki annem beni, kaybolan yüzüğünü evde arayıp bulduğu gibi bulsun, beni parmağına taksın, elini hiç bırakmayayım.
*Kötü bir niyetim yoktu," diye itiraz etti Ruth. "Bunu biliyorsun. Seni hem sevip hem de kötü niyetle hareket edemezdim."
"Doğru; fakat iyi niyetinle beni mahvedebilirdin"
"Ama beni seviyorsun, değil mi?" diye sordu Martin.
"Seviyorum! Seviyorum!" diye haykırdı Ruth.
"Ben aileni değil, seni seviyorum ve yaptıkları hiçbir şey beni incitemez." Martin'in sesinde muzaffer bir komutan havası vardı. "Çünkü senin bana duyduğun aşka inancım tam ve anne babanın husumetinden de korkmuyorum. Bu dünyada aşk dışında her şey ters gidebilir. Ama güçsüz düşüp zayıflamadıktan sonra aşk tökezleyip ters gitmez.