“İyilik-kötülük hikayesi her zaman sahtedir. Evrende olsun, ruhlarımızda olsun, yer alan olay; kötülüğe karşı iyilik değil, eskiye karşı yeni, daha doğrusu, modası geçmişe karşı kaderdir.”
“Beni rahatsız eden… özgün yaşantının yokluğu. Her şey o kadar sahte ki. Her şey yapay, sentetik, sulanmış ve standardize olmuş. Daha yarım yüzyıl önce Californiya’da altmış üç tür marul yetiştirilirdi. Bugün yalnızca dört tür kaldı. Onlar da en iyi marullar değil. Tadı veya besin değeri en yüksek olanlar değil. Raf ömrü uzun olan, süpermarkette güvenli, temiz, tornadan çıkmış gibi gözükebilecek olan melez türler. Her konuda durum aynı. İnsanları, amaçlarını, fikirlerini bile standartize ediyoruz. Her şey sahteleşti.”