aysu şirin

aysu şirin
@aysusirin
bedenimdünyadaruhumkafasınagöre
İstanbul, 10 Kasım 1990
1732 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
çakıl ~ 1
“Ne kadar çok şey kaybettim seninle birlikte bir bilsen.. ne kadar çok şeyim varmış keşke bilebilseydim. Bir o kadar daha sarılırdım, bir o kadar daha koklardım.. küçücük siyah gözlerine ne düşünüyor acaba diye daha çok bakardım. Senelerimiz beraber geçti kızım. Düşündüm kanıksamaya çalıştım gideceğini ama düşünemedim sensiz dünyanın bu kadar ağır geleceğini. Sana sarılınca kapanan her yaram kanıyor bu aralar. İkimiz de küçüktük tanıştığımızda sen benimle ufacık bir odayı paylaşırken bile o oda bana dünyanın en güzel yeriydi. Senin benim sesime alışana kadar geçen tüm o zamanlar kare kare geliyor gidiyor. Nasıl olur da anılar, bir insanın hem en büyük zenginliği hem de en büyük çöküşü olabilir ki. Seni gülümseyerek hatırlamak isterken ağlamadan kapanmıyor kitap.. kapanan yaralar açık kaldı keşke onların hepsi açık kalsaydı da hatta hiç sarılamasaydım da ama sen daha büyüğünü açmasaydın yokluğunla. Seni ilk gördüğümde karar vermiştim adına küçücük bedeninde iki küçük siyah taş gibi duran o bebek masumluğundaki gözlerindi isminin sebebi. Şimdi o gözler öyle bir oturuyor ki içime ne küçüklüğü kaldı ne masumluğu… ölüm kadar acılar kızım. Ayrılık kadar gerçekler.. özlem kadar ağırlar. Çok özledim seni. Sana sarılabilirken bu kadarını tahayyül edemediğim için o kadar kızıyorum ki kendime. Ama nafile bunun bu kadar acıtacağını bilebilseydim bile ne kadar sıkı sarılabilirdim ki sana.. ne kadar bırakmayabilirdim ki taş kesilmesin o minicik bedenin diye. Çok yorgunum Çakıl. Sensizliğin verdiği acı seni sevmiş olmanın seninle geçen on iki senenin önüne geçmesin diye o kadar çok uğraşıyorum ki anlatamam. Anılarım beni gafil avlamadığı sürece elimden geldiğince gülümsüyorum ardından. Her zaman mümkün olmuyor. Bu gece gibi. Özlemim çok büyük bu hayatı sensiz yaşamaksa çok küçük.” ~
İyi Geceler
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kendime - bir
“Bir de dikkatimi çeken şey insanlar genelde konuşabilmek için eşit seviyede ve eşit bilgi birikimde olmayı bekliyorlar.. biz öğrendiklerimizi mezara götürmek için mi öğreniyoruz gerçekten diye düşünüyorum ya da zaten bilen insanlarla aynı şeyleri ve aynı konuları konuşmak için mi? Şu değil demek istediğim alalım kör cahilleri eğitelim bize yetişsinler ama bazen benim kadar bilgisi yok diye bile konuyu henüz açmadan kapatabiliyoruz belki öğrenecek ve hoşlanacak kapasitesi var eee isteği de var belli, ama ilk adımda anlaşamadık diyip dönüp gidiyoruz. Karşımızdakileri insan değil küçük boş kutuları olan ve bizim tiklediğimiz anketlermiş gibi görüyoruz.” ~ benden ~ 23.05.2024 ~ 01:09 ~
İyi Geceler
aklıma esene g(y)el - dört
“‘Sayma!’ diyorum kendime geçip giden günleri, üst üste topladığın seneleri.. hem kim öğretti ki bana abaküsle bu anlamsız matematiği. Sayılar arttıkça eksiliyorum, eksiltiyorum.. sahi hangi evrenin matematiğinde yanlış yapmamış oluyorum? Sen hiç ağlarken gözlerinden kaç damla aktığını saydın mı? Hangi damlanın kime ya da ne için aktığını, akarken kalbinden ne kadar eksilttiğini, geriye doğru saramayacağın kayıplarını hiç düşündün mü? Yoksa onlar feda edebileceğin yasların en küçüğü müydü? Küçültmeye çalıştığımız acıların bizi paramparça eden şeyler olduğunu, önemsiz kategorisinde depolarsak daha az yıpranacağımızı, olmamış sayarsak normalleşebileceğimizi düşünmek istiyoruz değil mi? Bugünü kurtar aferin, peki ya yarın.. yapayalnız, anlayandan yoksun, sadece eleştirmek için doğmuşlardan kaçmaya çalışırken, toplumun yadırgadığı yanlarını sessizce sevip sararken yine yalnız.. Kendimize sarılmaktan yorulduk, hepsi geçecek demekten yorulduk. Bunu bizim için yapacak bir yürek aramaktan yorulduk. Bu ucu bucağı görünmeyen yalnızlığımızdan yorulduk. Keşke bunların hepsinin doğru çözümlerini de öğretseydi abaküslü öğretmen. Belki o zaman hatasız yaşayabilirdik birçok şeyi.” ~ ben’den ~ 22.05.2024 ~ 22:12 ~
İyi Geceler
“Hayattan ne istediğini bilmeyen boy aynasına bakmayıp kendini mükemmel zanneden… dokunmakla düşünmenin bir farkının olmadığını bilmeyen… sevgisinde cimri, öfkesinde bonkör olan bencil yaratıklarız.. kazandıklarımız kaybettiklerimizin yerini tutsun istiyoruz.. avucumuzu yalıyoruz. Bir şey güzelse bunda bir anormallik arıyoruz, olmasa bile yaratıyoruz. Bir şey güzelse güzeldir işte onu güzel yapanın bizim gözlerimiz olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Bize güzelse başkasının ne dediği nasıl gördüğü nasıl hissettiği niye bu kadar önemli olsun ki.? Önemli de değil galiba. İnsanların yetinmek kelimesiyle ilgili hep negatif bir ilişkisi var. Oysa ne kadar kıymetli bir kelime bugün de sağlıklıyım bugün de seviliyorum bugün de beni ben yapan şeylere sahibim bundan fazlası bulursa beni bulur demek yerine daha fazlasını istiyorum diyoruz.. niye yetinmiyoruz olağan halimizle? Şükürlerle çok ilgim yok tanrısal mevzular sizin olsun ama niye bir gün olsun yataktan çıkınca iyi ki gökyüzünü görüyorum iyi ki kokunu alabiliyorum şu an diyemiyoruz? Polyannacılık mı ediyorum? Hiç sanmıyorum. Hayat gelip geçti hep.. bir kez olsun durdurmadım kendimi. Shh bir dakika ya kendine dön bir bak demedim, çoğunlukla diyemedim.. oysa benim normal bir insandan daha fazla vaktim vardı düşünmeye. Kafamı yormak istemedim nedenlerle sonuçlarla. Daha büyük bulduğum bir sürü kaygım, bir sürü koşuşturmacam vardı belki, bilemiyorum. Sözün özü kendimi durdurup kimsenin bana yapmadığını yapmak istiyorum. Sen çok kıymetlisin. Senden sadece bir tane var. Hataların ve doğrularınla seni sevebilecek tek kişi de sensin başka hiç kimse değil. Sana verdiğim değerin karşılığını beklemedim, beklemem. Hayat yine seni meşgul eder de unutursan beni… şunu unutma istiyorum.. herkes her şeye sahip olabilir ama birçoğu iyi
İyi Geceler
“Onu düşünmek seni incitmiyor artık… şimdi tam anlamıyla bitti, kalbin tükendi. Karşılığını alamadığın sevgiyi vermeye çalışmaktan. Onu sevmeye çalışırken çok iyiydin sen, dilerim birazını anlatabilmişsindir. Anlatamadıysan da üzülme. Herkes bir adım atmazsa buluşulacak bir orta yol olmazdı zaten. Kendini üzmeden hemen önce şunu düşün: Gözlerine bakıp anladın mı ne istiyor? Kokusunu bilip asla unutmayacağını anladın mı? Peki sence sen güzel sevdin mi onu? Onu böyle severken mutlu olsun diye gitmesini istedin mi? Yalnızca senin önüne çıkarıp koyduğun şapka üzsün ya da sevindirsin seni. Onun ya da başkalarının söyledikleri değil.” ~ ben’den ~ 22.04.204 ~ 01:56 ~
İyi Geceler