aysu şirin

aysu şirin
@aysusirin
bedenimdünyadaruhumkafasınagöre
İstanbul, 10 Kasım 1990
1732 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
İnsanlar dudaklarını devamlı çalıştırmazlarsa, diye düşündü, beyinleri çalışmaya başlıyor.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
1000k
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Pardon! Zamanda asılı kaldımda.
Zamana takılı kalmamıza neden olan anılar bile silinebilirmiş, ne garip değil mi? Unutmak hatırlamaktan daha zordur diye düşünürdüm hep oysa. Bilincin altına yapılan yolculuklarda, kendi halinde ufak bir çocuk, belki de 20 - 25 yıl sonra yeniden yaşayabilir çocukluğunu halının üzerinde dönüp duran bir oyuncakta. Fısıldayarak konuşurken kendimle 60 metrekarelik 1+1 evin odasında, zaman için tek iş birlikçim olarak beyazlayan saçlarımı örnek gösterirsem, hesabını sorduğum yıllar kaybolmaya mahkum mu olacak odanın görünebilen beyaz duvarlarında? Bilmiyorum. Kendim için çıktığım yolculukta tabelalar artık daha ilerisini gösteriyor. U dönüşünün yasak olduğu kadar ikaz lambaları bir not kağıdında kendini hatırlatıyor. Zaman insandan aldıklarını hiç beklemediği bir anda geri verebiliyor. Hayat işte, çaldıklarından sonra nedensizce şasırtabiliyor.  Cümle içinde kullanılabilen kaç duygu tüyleri ürpertebilir? Yada acı hissedilmek istendiği için mi 12:00 den evvel uyumaları çocuklara tembih edilir? Balkabağına dönüşeceğini bildiğim hayaller sokak lambaları sönene kadar elbette beklenir. Ve zaman, kaybettiğini kabullendiğinde işte o zaman değerlenir. Cihat İNCE Kendime kendimce not.
1000Kitap
Çizzzz Altını Defalarca Zihninde Yankılanana Kadar Bu Cümleyi.
Herkes kendi kefesine, diğerinin hayattaki mutluluğuna karşı suç işlemenin acısını koyuyor. Bugün kimin suçu daha ağır basıyor?
Sayfa 122·Kitabı okudu
1000Kitap
Hiçliğe giden yolda hiçliğin metni.
Yürüdüğüm yollar ağır geliyor artık ayaklarıma. Sesimin sesine öyle ihtiyacım var ki duyulmuyor artık kulaklarda. Gün içinde kendime çıktığım yolculuklar, bilet bulamadığımdan mı tek kişilik, eksik cesaret mi hiç bilmiyorum. Nefesim kesiliyor bazen olur olmaz ve tek düze. Parmaklarımdan çıkan her kelime sesime zıt ilerlerken, bilincin altı ile üstü arasında yapılan mücadelenin bir galibi yok. Bazen “Buradayım” demek yerine “Merhaba” demek zorunda kalıyor insan, bir çocuğun parmak kaldırması kadar istekli, tahtaya ismi yazılacak kadar çaresiz, “Hayat işte” beklenirken bekleneni, bekletiyor belkileri. Günaşırı uykuların yerini alıyor artık uyanıkken dalmalar, bedenime kendimi ispatlamaya çalışmamın en komik örneğidir bu. “Kapatma kendini” diyorum, bakmayı bilip görmeyi bilmediğimde. Hazirana yetmeyecek kadar nefes harcamış olmalıyım ki Mayısta, baharın rayihalarına yetecek çiçekler solmuş artık topraklarda. Topraktan geldiğimize inanmak için kaç çiçek ektiysem, içimde yaşatamadım, oysa sulamak için çocukken çok ağlardım. Bataklığa bile bir şans verilmişken Lotus Çiçeğiyle, bedenime çizmek istersem bir çiçek, bilmezdim alacaklı Güneşin altında solup gitmek isteyecek. Almadan borçlanabilen bir insanım ben hayatla. Mücadelemin yönünü bulmak için baktığım kuyruklu yıldızın önünü kapatan onca bulut varken, ay ışığına güvenerek koşuyorum hissettiğim alacakaranlığa. Saatlerden nefret etmem için açığa çıkmak isterse bir gün Güneş, düşebilir iç sesim fısıltılar içinde kulaklarıma ve diyebilir ki “Aldırma, söylemiştim zaten ben sana”. Sonbaharda akla düşen düşünceler sonradan sorar mı bahara? Baharın uyarısı baştan son ile önlem alması mıydı mevsim geçişi gibi yaşayanlara? “Şimdi kutuplar en büyük sırdaşımdır” dersem, cesaretin var mı kutuplarda baharı yaşatmaya? Sorun
Ben’den 𓆰
Bu Kadar Güzel Özetlenebilir Mi
Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri, yumuşak ve kibar olamaz.
Sayfa 131·Kitabı okudu