Bir solukta okuduğum bir kitap.
Aslında şimdiki gençlerin çoğunun belki hatırlamadığı isimdir " Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan" belkide doksan kuşağının son kişileri olarak anıyoruz onları miras bırakır şekilde.
68 kuşağının bir jiletle kesilip yok edildiği bir yılda , defalarca belgesellerde anlatılan Deniz Gezmiş'in ne kadar farklı bir yönü olduğunu öğrendim bu kitapla. Devrime ve davasına inancı belki aşk'ının önüne geçmiş gibi görünsede Aygün Kevrina ile yüreğinde en büyük devrimi gerçekleştiriyordu.
Aygün Kevrina'nın yaşadıkları , iç savaşı ve o gün konuşmayışı ( kitapta geçtiği gibi hiç bir yarada yada ameliyatta narkoz almak istememesi) bence sevgisi ve davasına olan bağlılığını gösteriyor.
Aygün Kevrina gibi, Aydın Çubukçu gibi bu isimlerle tanışmak çok isterdim. Onların yaşadıklarını tecrübelerini bir sonraki nesile miras niteliğinde bırakmak için.
SIRLARIM İPTE ASILI KALDI adlı bu kitap tozlu bir sayfa gibi tarihe çıkıyor.
Çünkü her ikimiz de sessiz akan derin nehirlere benziyorduk. Berrak ve sığ gibi görünen, derin olduğu ancak acı denemelerden sonra öğrenilen, girdapları ölümcül, sessizce akan iki nehirdik.