aysu şirin

aysu şirin
@aysusirin
bedenimdünyadaruhumkafasınagöre
İstanbul, 10 Kasım 1990
1732 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·160 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 20:12
Üzgünüm ama kitabı neredeyse hiç beğenmedim elimden geldiğince olumlu eleştiri yapmaya çalışacağım dilerim başarırım. Öncelikle bazı anı olarak geçirdiği bölümlerde karakterlere isim vermek yerine kadın/erkek kelimelerini kullanmış yazar okurken çok rahatsız edici bir şey bu -bence-. Sonra mesela bazı anılar o kadar kısa ki yeminle hiçbir şey anlamadım ne anlatıldı. Bir başkası da, erkekler kadını aldatınca biz büyük olay yapıyoruz bunu yazansa kadının erkeği aldattığı ve tekrar kocasının yanına döndüğü olaylar yazmış. Yani bunu normalleştirmekten başka hiçbir bok yapmıyorsunuz!.. Bir tane daha var allah adı vereyim nolur küfürlü bir şey yazacaksanız kendi kendinizi ya sansürlemeyin ya da argo terim kullanmayın bok yazacaksınız b*k yazıyorsunuz yani ne alakaya maydanoz. Ufff Bu kadar yeter buradan sonra kendimi tutamam çünkü. Daha başarılı işlerinizi görebiliriz umarım. Sağlıcakla. İyi Okumalar Dilerim…❀ Otuzundan Sonra Tuba Ezici
İnceleme
Otuzundan SonraTuba Ezici · Olimpos Yayınları · 2018400 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2023 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 21:04
Hakan Günday’ın tarzını seviyorum ya gerçekten farklı bakıyor ve bunu yansıtıyor tek sevmediğim şey karakterlerinin çok basit şeylerden yaşamak istemeyişi kaçıncı kitabı bu beşinci oldu sanırım bir çoğu normal insan kafasından çok uzakta yahut benim bilmediğim normal insanlar. Çünkü hayat çok zor ve hepimiz sürünüyoruz ama onun karakterlerinin çeyreği kadar bile ölmeyi istemiyoruz ne bileyim belki sürünmeyi seviyoruz ne denir..(: Gerçeğin nerede bitip kurgunun nerede başladığını şaşırdığım bir roman daha oldu çok teşekkür ederim. Eline, emeğine, zihnine sağlık. Askerlik hayatının ne dereceye kadar gereksiz, bir erkeğe aslında hiçbir şey katamayan, dış dünyadaki gibi kışlada da insanın insanı sırf sosyal statü farkı için aşağıladığı bir askerlik bir insana ne katabilirdi ki zaten. Ziya Hurşit’i konuya dahil edişi ve kimsenin ele almadığı ya da daha doğru tanımıyla alamadığı bir bakışla konuya farklı bir yön verişi inanılmazdı. Neredeyse Ata’ma yapmak istediğini bir an için unuttum bile diyebilirim çünkü öylesi doğal, öylesi masum bir yönden bakabildim sayesinde. Kim bilir belki olayın etrafında olsak bunun bile gerçek olma olasılığı olabilirdi. Daha önce Kemal Tahir’den bu konuyu okumuştum ve maalesef gerek kullanılan dil, üslup, yöntem olsun gerek konu, içerik yönüyle okuyanlar fark eder hemen orada bir suikasttan paçayı yırtmaya çalışan iki kişiden biri yalnızca yattığı bir kadın sayesinde bir taraflarını kurtarabilmişti ama yine de karakterlerimizden bolca kadını aşağılayıcı kelam okumuştuk. Buradaysa bir asker olan Asil’in yaşamından giriliyor rüyalardan, boyut atlıyıp Ziya’ya, sonra bitmeyen kabusunda klinik psikoloji vakasıymış gibi kafasının içinde onunla ilgilenen doktoruyla bile konuşuyor. Böyle böyle konu akıyor, içine çekiyor, bilginin kalıcı olması
İnceleme
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,3bin okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2023 13. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2023 21:38
Çok hızlı okunabilen, eskinin ütopyası kehaneti her ne derseniz işte günümüzün normal’ini okuyor gibi hissettim. Bir insanı (Montag’ı) on yedi yaşındaki bir karakter olan Clarisse’in hayata duyduğu merakın, ilginin, coşkunun uyandırabilmiş olması çok etkileyici. Şimdilerde de günlerimizin iş, hayat kavgası, sürekli bir debdebe içinde geçtiğini gördükçe kafamızı kaldırıp bulutlara bile baktığımız yok diyerek sürekli bulut fotoğrafları çekiyorum sırf cümlenin başındaki üçlü döngüsel ve bence bitkisel zihinlerden sayılmamak için. Bu hayata rağmen güzellik görebilmek romandaki hayata rağmen yağmur yağarken ağzını açık tutup tadına bakan Clarisse’ten daha çok şey örnek almalıyız dedirtiyor. Montag, eskiden evleri yangınlardan koruması gerekirken yazarın düş dünyasında yarattığı yaşamda yangınlar çıkarması gerekli olan bir itfaiyeci üstelik yalnızca bizim bayıla bayıla okuduğumuz kitapları yakmak için. Çünkü o dünyada insana hayal kurmak, onu beslemek, daha fazlasını istemek yasak!.. Tanıdık hem de oldukça günümüzde de okuyandan, aydından, faydalıdan tabiri caizse vebalı gibi kaçan kendilerince çok önemli insanlar var. Dilerim sonu gibi bir avuç insan kalmaz bizim de dünyamızdaki bilgiye aç ve öğrenmeyi düstur edinmiş bilgeler. Bir yerine daha değinmek istiyorum son zamanlarda okuduğum en içten önsözü okudum ben doğmadan bir sene önce yazılmış yazar tarafından ve yaşamını kendi gözünden böyle içten anlatışı hem zorluk çekenlere hem o zorluklara rağmen hayat savaşında mücadele edebilme gücüne güzel bir örnekti. Emeğine sağlık. Keyifli Okumalar Dilerim…❀ 29.07.2023 ~ 02:31 Fahrenheit 451 Ray Bradbury
İnceleme
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2017108,2bin okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2023 11. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2023 02:59
Beni oldukça ağlattı sonu. Armand ve Marguerite oldukça saf iyi niyetli iki karakter olmuş. Armand’ın tipik insan öfkelenişlerini kendime yakın bulmam için yetti. Marguerite’ninse karşısındakinin ne yaparsa yapsın o hırstan arındırdığı sevgisini her an sezdim. Aşkının büyüklüğü küçüklüğü yahut sınır tanırlığı tanımamazlığı beni ilgilendirmez ama Armand sen tam bir götsün çocuk. Marguerite’i adın kadar iyi bilirken yine de küçük erkek rolüne büründün ya çok tebrik ediyorum seni. Kitapların ve filmlerin mutlu sonla bitmesini istiyorum çocukça bir istek işte… hayatı yaşamamış ya da tam anlamıyla yaşıyor olsaydım aynı çocukça hislere vakıf olmayabilirdim belki fakat şimdi gerçeklerin sert darbelerinde her gün biraz daha biraz daha toz pembelik olsun istiyorum sadece. Beni üzsen de okunduğun kadar kolay geçmeyen hisler bıraktın Kamelyalı Kadın, teşekkürler Alexandre Dumas. Keyifli Okumalar Dilerim…❀ 24.07.2023 ~ 21:26 Kamelyalı Kadın Alexandre Dumas
İnceleme
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2023 6. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 03:11
Öncelikle kitabın konusuyla ilgili yazmak istiyorum inanılmaz türk dizisi olay örgüsüyle boğdukça boğdu. Ha şimdi karşılaşacaklar hadi şimdi demekten cılkımız çıktı gerçekten. Hadi neyse diyorsun okuyorsun ama yahu hiç mi düşülmemiş bu hak ve rab yoluna dönecek karakterimizi hissi ve zekai kuvveti birçok açıdan düşünme kabiliyeti niçin gerekli anlarda bünyesini terki diyar ederek yalnız bırakıyor. Anlayamadığım bir husus dininin gerektirdiği yolda yürüyen karakterlerin etrafları bir cümleyle bir kerelik gözlemle hemen din yoluna giriyor ne hikmetse hiç zorlanmadan (hak yemeyelim alev leyla hariç). Konusuna dair fazlaca deşmek istemiyorum yoksa zor tutarım kendimi, okuyan kendi karar versin gerisine. İçerik olarak yazar hanımı eleştirmek istediğim birçok yer oldu. Mini etek yahut açık giyinen birçok kadını haksızca gerek imla yoluyla gerek sözsel ifadelerle rencide edişi sırf açık oluşumla alakalı olmayıp hatta herhangi bir kadının başka bir kadını giyimiyle vurmasıyla da alakalı olmayıp sözde kendi de kapalı ve dinin emirlerine uyar gözüken yazarımızın bu kadar ayrımcı ve alenen bir tarafı yerer cümlelerini okumaktan ileri geliyordu, ölesiye midem bulandı ki ne kadar üzülsem kara tarihimize azdır. Şu soruyu sorsak kendimize yeterli bence; Bir tarafı yerip diğer tarafı yüceltmeden bir şeyleri daha doğru bir yolla hissettirmek okuyucuya mümkün değil mi? Ya da şu soruyu sorsa yazar kendine; Ben kapalı ve dine bağlı bir insan olarak allah için herkes insan olarak bir tarağın dişleri gibi birbirine eşitse ben ne hakla onları böyle kapalı açık diye hitabetle dahi olsa kutuplaştırabilirim, hem ne hakla yapabilirim bunu? O kadar çok aşağılayıcı cümle okudum ki tek örnek bırakmak istiyorum “Fakültedeki sulu, hoppa ve hafif meşrep, yapışkan kız talebelerin, erkeklere
Tarafsızlık
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
Reklam