Yalnız bu arada şunu da unutmamalı ki, olağanüstü, ya da yeni bir düşünceyi, hatta kafanızda doğabilecek herhangi bir ciddi fikri ciltler dolu kitaplarla 35 yıl süresince anlatsanız gene de bunu öteki insanlara tam olarak aktarmayı başaramadığınız, açıklayamadığınız bir yönü kalır. Kafanızdan bir türlü çıkmak istemeyen, ebediyen sizinle birlikte yaşayacak olan şeyler muhakkak kalacaktır. İşte böylece de fikirlerinizin belki de en önemli, öz kısmını kimseye aktarmadan göçüp gidersiniz.
Oysa ben aslında insanların hepsinin hayata gereği kadar değer vermediğini, onu bol keseden harcamaya çalıştıklarını, bütün yaşamlarına tembellik ve vicdansızlığın hakim olduğunu, bu nedenle de hiçbirinin sahip olduğu nimete hak kazanamadığını düşünen, ölüme mahkum bir insanım
Önlerinde 60 yıllık bir ömür varken mutsuz iseler, yaşamasını bilmiyorlarsa suç kimin? Önünde 60 koca yıl varken Zarnitsın’ın aç kalarak kendini ölüme terketmesi niye ?
Yaşadığına göre herşeyi yapmak elinde demektir! Eğer o bunu anlamıyorsa suçlu kim?