Çünkü hiç kimse senin gördüğün gibi görmeyecek bu dünyayı. Ne yapsan gözlerini çıkarıp veremeyeceksin başkalarına, ne yapsan kalbini çıkarıp koyamayacaksın başkasının avucuna. Daima sende kalacak ve diğerleri yalnızca kendisinin emanetçisi olacak hikayende.
Yol insanın içine, bense kendi dışıma uzun yolculuklar yapıyorum. Birinin içini açmanın en kolay yolu kendi içini ortaya koymak, bu yüzden deniyorum. Gidilmemiş yollar uzakta değil hiç. Bakmaya cesaretinin olmadığı her yer el değmemiş. Bakmaktan korkmamayı öğütlüyorum şimdi sana ve gözlerini kefil tutma hiçbir ücra yalnızlığa.
 Kalbini çıkarıp koyamayacaksın kimsenin avucuna demiştim hatırlarsan. Bu son satırlarda kalbini avucuma koy ve biraz dinlen. Razıyım senden. Sende razı ol aynada gördüğünden. Bizden başka kimsemiz yok. Sözün özü hep aynı yere çıkıyor. Kendin için yaşadığın da başkaları için de mecalin olacak söz veriyorum.
Ömrün senden başka kimseye emanet değil. Hikayeler daima birbirine teyet geçer. Birileri gelir ve hikayesini tamamladığında gider. Sen hep orada olacak olansın. Kendine bakmakla yükümlüsün çünkü başrolsün. Sesin duyulmayabilir, sözün anlaşılmayabilir, sen orada öylece dururken kimse seni farketmeyebilir ama sen tüm bunları kendin için yapmak zorundasın.
Dip bucaksızdır.Ama yine aynı dip esnektir de. Her seferinde daha da dibe çekilirsin, daha da karanlığa. daha da derin yalnızlığa sonra fark edersin yol yalnız yalnız başına yürüne bir şeymiş.