O kızıl bir deniz bense tenhayım
Onda umut,bende yalnızlık büyür..
Ne dünya sonsuzluk,ne ben dehayım,
İçimde sadece şairler uyur...
Nurullah Genç, karanfil
Beni uzaklaştırmaya çalışırken aklından
geçenleri seviyorum
Kalbinden gövdene yürüyen utangaç karıncayı seviyorum
Yürüyorsun ya
Kalabalık dönüp bir daha bakıyor kendine
Boyunda çiçeklenen yedi rengi seviyorum
O gölgenin taş dibinde bir çürüme bilinci
Hükmün yok bahçende diyorum
Üstüme elediğin şefkati seviyorum.
Şükrü Erbaş
Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı ögrenirlerse insanların çoğunluğu şiddetli bir şekilde istediği şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır. öyle bir hasrettir ki hiç bir evlilik ,hiç bir eğitim ,hiç bir seyahat gerçek anlamda onu tatmin edemez.Bunu söylerken başarısız evlilikleri,tatilleri,eğitimleri kast etmiyorum,olması mümkün en başarılılarını kastediyorum.Eğer kendimde bu dünyada hiç bir şeyin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem bunun en muhtemel açıklaması başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur.Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin etmek için değil bilakis onu açığa çıkarmak içindir.Böylece gerçek hayatın farkına varalım.Eğer böyleyse bir yandan bu dünyevi nimetleri hiç bir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim.Diğer yandan bunların bir kopyası, yankısı ,serapı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim.Kendimde gerçek vatanım için arzuyu muhafaza etmeliyim... o vatan ki ölmeden ona kavuşamam..