8/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2026 59. kitabı
#neokudum Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan biri olan Murathan Mungan, kelimeleriyle beni masallar diyarına götürdü, yine büyüledi. Lal Masallar, adından da anlaşılacağı gibi suskunlukların, dile gelmekte zorlanan duyguların ve içimizde sakladığımız hikâyelerin peşine düşen üç masaldan oluşuyor: Âzer ile Yadigâr, Muradhan ile Selvihan ve Ulak ile Sadrazam. Buradaki “lal” yalnızca konuşamamak değil; bazen bir aşkı, bir özlemi, bir yarayı ya da insanın içinde taşıdığı sesi farklı yollarla anlatmak demek. Mungan, masal geleneğinin büyüsünü korurken her hikâyenin içine insanın kendi yüreğine açılan bir kapı bırakıyor. Karakterler bazen söyledikleriyle değil; hissettikleri, sakladıkları ve kendilerini var ettikleri yollarla iz bırakıyor. İçlerinden beni en çok etkileyen Âzer ile Yadigâr oldu. Âzer’in sazında, Yadigâr’ın dokuduğu kilimlerde aynı duygu yankılanıyor: Yüreğin kendine ait dili. Muradhan ile Selvihan, sevdanın dile geldiği hâlde kader karşısında nasıl sınandığını anlatırken; Ulak ile Sadrazam, sadakatin, iktidarın ve insanın kendi içinde verdiği sessiz mücadelenin başka bir yüzünü gösteriyor. İlk iki masalda beni en çok etkileyen şey; aşkın yalnızca kavuşmakla değil, hissetmekle, hatırlamakla ve insanın kendini ifade etme biçimiyle de var olabileceğini görmekti. Belki de Lal Masalların en güzel yanı; bazen suskun kaldığımız yerlerde bile içimizde anlatılmayı bekleyen hikâyeler olduğunu hatırlatması.
1000Kitap
Lal MasallarMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,759 okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Daha önce birçok -modern gün/romantik&fantastik- Türk yazar okumuş biri olarak diyorum ki, bu açık ara en iyisiydi. Bir yandan kendi kitabını yazmaya çalışan ve çok araştıran biri olarak söyleyebilirim ki üzerine çok düşünülmüş ve emek harcanmış bir kitap. NYC Times bestseller fantastik kitaplarıyla çok rahat bir şekilde kıyaslanabılecek kalitede bir hikaye. Acilen ingilizceye çevrilip Avrupa ve Amerika'da da basılmalı; bizi harika bir şekilde temsil edeceğine eminim. Okuduğum kitapları degerlendirirken şu konular üzerinden değerlendirmeye çalışıyorum: 1-Yazımı Her şey çok dengeliydi. Cümleler çok akıcıydı. İç monologlar, betimlemeler, diyaloglar çok iyi dengelenmişti. Gereksiz tekrar ya da ağırlık yoktu. Fantastik bir roman için ideal bir yazımı vardı. 2-Karakterler Karakterlerin bu kadar iyi düşünülmüş ve derin olması beni çok memnun etti. En dikkat ettiğim şeylerden biri karakter derinliği, kendimle bağdaştırabileceğim karakterler olması. Ana karakter Elbis, okuduğum en eğlenceli, en güldüren, zihninde olmaktan en keyif aldığım karakter olabilir. Azel, yaralı Azel Bülbül'üm. O kadar sevdim ki seni. Lenora ve Viktor ayrı güzellikteki karakterler. Kitana ise gizemli ve inanılmaz tatlı tilkimiz. Tüm karakterler eksiksiz bir şekilde ete kemige bürünebilecek karakterlerdi. 3-Tempo Tempo çok iyiydi. Gereksiz bir sahne/bölüm yoktu. Her olay başka bir şeye hizmet edebiliyordu. Hiç sıkmadı ve elimden bıraksam bile geri dönmek için can atıp durdum. 4-Hikaye Hikaye Elbis'in etrafinda dönüyor. Hayatı isteğinin tersine çok sıkıcı. Geçmişini bilmiyor, bir anda kendini garip bir yerde buluyor ve yeni dünyayı keşfederken bir gizemi de çözmeye çalışıyor. Beni çok tatmin etti. Ters köşelerin geldiğini göremeden çarpıverdi. Normalde kolay tahmin ederim ters köşeleri ama burada
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Serkan Karaismailoğlu / Pia Mater Merhaba sevgili dostlarım… Alışılmışın dışında bir romanla geldim. Nöro-Romanla. Yani sinirbilimsel gerçekleri, kuru akademik bir dille değil, heyecan dolu, gizemli ve kurgusal bir hikayenin içine yedirerek anlatıyor Serkan hocamız… Eşi Perit tarafından aldatıldığını öğrenen ve ardından gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Meryam’ı aramaya başlamıştır herkes. Meryam'ın ansızın kaybolmasıyla birlikte, etrafındaki karakterler büyük bir bilmecenin içine sürüklenir. Kız kardeşi ve annesi, eşi, dostları herkes seferber olmuştur. Daha kim olduğunu bilemediği mafya mı yoksa işadamı mı olduğunu öğrenemediği adamdan yardım istemek zorunda kalmıştır Tesla. Tesla tıp eğitimini yarıda bırakmış fakat zehir gibi bir zekaya sahip kadındır. Alef, İlias ve Galen ise geçmişe dayanan ağır tramvaları olan kadının hayatına birden dahil olmuş kişilerdir. Her adımda dramın daha da yükseldiği, sırların açıklandı, sürprizlerin olduğu günleri yaşamaktalardır. Tesla’yı bekleyen gerçekler nelerdir? İnsan beyni aşkı ve acıyı nasıl işler? Kendi hücrelerimiz bile bazen bize ihanet edebilir mi? Yaşadığımız hayat gerçekler değilse? Bilimsel verilere dayanarak kurgulanmış harika bir roman diyorum
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sınav haftası biter bitmez bu kitaba başladım.İyikide başlamışım. Karakterleri olsun tasarımı olsun kitap çok ilgimi çekmişti. Uzun zamandır bu kadar fazla fantastik karakteri aynı kitapta görmüyordum çok iyi geldi .Kitaptaki dostluklar çok güzeldi . Karakterler tek tek çok güzeldi.ben kitabı çok sevdim.bu arada Azel benim! Spoiler!!! Kitabı okurken Viktor kartımı kaybetmiştim çok üzülmüştüm sağolsun yazar üzülmem için karakteri hain yaptı . Gerçekten hiç beklemiyordum .Güzelim dostluğun içinden geçildi gibi hissettim.
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
9/10
·424 syf.··
2026 25. kitabı
Merhabalar sevgili kitap severler, nasılsınız? Bugün sizlere @elmayayinevi ’nden @serkan_karaismailoglu ’nun kaleminden çıkan #PiaMater serisinin ilk kitabı ile geldim. Bu eseri size anlatmak istiyorum… Bir zamanlar, kalbin sırlarını çözmeye çalışan bir genç vardı: Tesla. O, beynin derinliklerinde dolaşırken kalbin neden bir başkası için çarptığını merak ederdi. Kalbin sesi ona “sev” diye fısıldarken, beynin mantığı “dikkat et, yanılırsın” diyordu. İşte bu çatışma, onun en büyük yolculuğunun başlangıcı oldu. Tesla’nın yanında, kokuların büyülü dünyasında kaybolan Alef vardı. Alef’in duyuları, sıradan insanların göremediği kapıları açıyordu. Onlara rehberlik eden ablası Meryam ise geçmişin yükünü taşıyan bilge bir karakterdi. Üçü birlikte, aşkın büyüsüyle karşılaştılar, ihanetin gölgesine düştüler, intikamın ateşini hissettiler. Her adımda bilimin ışığı onlara yol gösterdi. Çünkü bu hikâye sadece bir aşk masalı değil; aynı zamanda beynin gizemli dünyasına açılan bir kapıydı. Yazar, sinirbilimin gerçeklerini romanın içine öyle ustalıkla yerleştirmişti ki, okurken hem bir masalın büyüsünü yaşadım hem de bilimin derinliklerinde dolaştım. Ve sonunda Tesla şunu öğrendi: Kalp ile beyin arasındaki çatışma, insanı insan yapan en büyük mucizesiydi... Eğer hem bilimsel düşünceyi hem de masalsı bir hikâyeyi bir arada yaşamak isterseniz, Pia Mater tam sana göre. Okurken hem düşünecek, hem hissedecek, hem de uzun bir yolculuğun büyüsüne kapılacaksın. Mutlu Okumalar Dilerim “Kalp neden bir başkası için atar?”
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
8/10
·456 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:47
Selamlar. Nasılsınız? Ben bolca kahkaha atarak okuduğum bir kitapla karşınızdayım. Gelin sizleri Elbis ile tanıştırayım. Kendisi Kosyna şehrinin minik bir köyünde yaşayan şifacıya en yakın ama cadı olduğu düşünülen bir kadının çırağı ve evlatlığıdır. Oro ana ondan yine değişik şeyler istemişti. Listeyi tamamlamak için bir tilki ve karataç çileğine ihtiyacı vardı. Tilki bulunamayabilirdi lakin deliyürek ormanında çilekleri bulabilirdi. Kim derdi ki tilkiyide bulacak hayal mi gerçek mi belli olmayan bir şekilde o tilkinin peşine düşecek ve hatta genç canavarların eğitilmesi amacıyla kurulmuş Nyxhaven Akademisin de öğrenci olacaktı. Peki sıradan bir insanın bu akademi de ne işi vardı? Gerçekten Elbis gibi bende bu durumu anlayamıyordum. Gerçi bu kadar karmaşanın içinde normal birilerinin olması iyiydi. Mevzunun gerçek olduğunu anlayınca kafasında bir plan oluşturdu. Bu plana göre insan olduğunu belli etmeyecek ve buradan çıkmanın bir yolunu bulacaktı. Birde şimdiden okulda göze batmış, bir goblin ve bir vampirin düşmanlığını kazanmıştı. Bu akademiden çıkmanın bir yolunu bulabildi mi dersiniz? Ayrıca kıyamam ortamı ve olanları hayali sanması, hayal sandığı halde Viktor ile kurdukları o ilk bağ resmen kalbimi ısıttı. Elbis ve olup olmadık yerlerde acıkmaları beni kahkahaya boğdu. Buradan gitmeliydi. Kaçma denemeleri bir yana artik kendini ait hissetmesi de onu zor duruma sokuyordu. Lenora ve Viktor benim üzümlü eklerim. Favori yan karakterim kesinlikle Viktor. Her şey bir yana bir de akademide kaybolan öğrenciler işi dahada ilginç hale getiriyordu. Söylemeden geçemeyeceğim bir durumda kitap içinde kitaplar ve kütüphane muhabbetine bayılmış olmam. Tilki kızım, tanrıçam neden bu çocuğumu buraya getirdiğini anlatmadı ama bolca yol gösteren kaoslar çıkardı. Kitabın en
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma