justzeyno

justzeyno
@azr2007
"One day I saw the sunset forty-four times! But you know one loves sunset, when one is so sad..." "Were you so sad on the day of the forty-four sunsets?" I asked But the little prince did not answer.
Sayfa 23
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yanlız bunan öte tarafta, birdenbire karşıma çıkan bir komedi yahut facia, birkaç dakika bana her şeyi unutturdu. Biraz evvel yanımızdan geçen ihtar balıkçı, elinde bir kürekle kara bir sokak köpeğini kovalıyordu. Hayvan bağıra bağıra oradan oraya kaçıyor, ihtiyar, ara sıra yetiştikçe biçarenin, ötesine berisine yapıştırıyordu. Evvela köpeğin kuduz olması ihtimali aklıma geldi ve duraladım. Fakat şimdilik balıkçı, ondan daha kudurmuş görünüyor, kendini kaybetmiş bir halde, çırpınıp çırpınıyor ve bağırıyordu. Birden bire yanına yaklaşmaya cesaret edemeyerek bağırdım: —Ne var, ne istiyorsun zavallı hayvandan? İhtiyar, iyiden iyiye solumuştu. Bir an, dayağa fasıla vererek küreğe dayandı. Ağlar gibi bir sesle: —Ne olacak, ateşte kaynayan katranı devirdi meret, dedi. Lakin bunu onun yanına bırakmayacağım. Hiddetinin sebebi anlaşılmıştı. Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti. Büyük suç!... Feride'ciğim hak veriyorum sana Büyük Suç! Reşat Nuri Gültekin de bu canım hayvanlara yapılan eziyeti işlemiş. O kadar çok üzüyor ki bunlar beni kaç hayvan bazı insanlar yüzünden can veriyor. Ve bunca günahsız hayvana bunlara yapanlar, biz günahkar insanlara kim bilir neler yapar? Tehlikedeyiz...
Sayfa 99·Kitabı okudu
Yanlız bundan öte tarafta, birdenbire karşıma çıkan bir komedi yahut facia, birkaç dakika bana her şeyi unutturdu. Biraz evvel yanımızdan geçen ihtar balıkçı, elinde bir kürekle kara bir sokak köpeğini kovalıyordu. Hayvan bağıra bağıra oradan oraya kaçıyor, ihtiyar, ara sıra yetiştikçe biçarenin, ötesine berisine yapıştırıyordu. Evvela köpeğin kuduz olması ihtimali aklıma geldi ve duraladım. Fakat şimdilik balıkçı, ondan daha kudurmuş görünüyor, kendini kaybetmiş bir halde, çırpınıp çırpınıyor ve bağırıyordu. Birden bire yanına yaklaşmaya cesaret edemeyerek bağırdım: —Ne var, ne istiyorsun zavallı hayvandan? İhtiyar, iyiden iyiye solumuştu. Bir an, dayağa fasıla vererek küreğe dayandı. Ağlar gibi bir sesle: —Ne olacak, ateşte kaynayan katranı devirdi meret, dedi. Lakin bunu onun yanına bırakmayacağım. Hiddetinin sebebi anlaşılmıştı. Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti. Büyük suç!... Feride'ciğim hak veriyorum sana Büyük Suç! Reşat Nuri Gültekin de bu canım hayvanlara yapılan eziyeti işlemiş. O kadar çok üzüyor ki bunlar beni kaç hayvan bazı insanlar yüzünden can veriyor. Ve bunca günahsız hayvana bunlara yapanlar, biz günahkar insanlara kim bilir neler yapar? Tehlikedeyiz...
Sayfa 99·Kitabı okudu
The Little Prince
Every day, I learned something about the little prince, his planet and journey. The information came very slowly. On the third day I heard the 'catastrophe' of the baobabs. I LOVE YOU LİTTLE PRİNCE
Sayfa 18
Yaprak'ın fizikçinin sınavını iptal ettirme çabası
"Birazdan süpriz sınav yapacakmış fizikçi." "Peki benden ne istiyorsun? Herifin sınavlarından anca emmeli gömmeli notlar alıyorum lan, benden kopya isteyecek kadar düşmüş olamazsın değil mi?" "Ya ne kopyası... İptal ettirmeni istiyorum senden sınavı. Ayağına giydiğin çorabın olayım Gökkuş, bir şey yap ertelet şu sınavı. Yapsan yapsan sen yaparsın Gökkuş'um, ne olursun." "Lan manyak mısın, ne yapayım? Gidip, hocam saat kaç, bu saatten sonra sizinim mi diyeyim? Bayıra karşı yatır beni, tırmala beni, kaşı beni mi diyeyim? İndim derelerine bilmem nerelerine kaytan bıyıklarını sürsem nerelerime mi diyeyim ha? Hem ne diye tutuştun sen lan? Her zamanki gibi zayıf alıp oturalım yerimize işte. Ne kasıyorsun?" Ah be GÖKKUŞ'UM
Sayfa 107 - Yaprak, Gökhan diyaloğu