Azra Akıncıoğlu

ah hiçbir zaman, hiçbir şeyi yitirmeyeceğini sanarak tüketmek kendine. Tükenişine seyirci kalmak, bu yasaklanmalı. 
Sayfa 104·Kitabı okudu
Reklam
“Çocuğun var, ona göre ayağını denk al”,”çocuklu yuva yıkılmaz”,”çocuk analı babalı büyümeli” cümlelerinin bu doğal görevi ağırlaştırdığını. O hiç unutamayacağı kadar güzel ilk ağlama sesinin kumbaralara atılacak paralar, bankada açılacak hesaplar, doğum günlerine katılacak akrabalarla uzaklaşacağını, uzaklaşcağını. Korkmasa, ama korkmasa, bu ilk ağlamayı, ilk güzelliğinde, doğallığında bırakabilir, onu boğabilir, yok edebilirdi.
Sayfa 95·Kitabı okudu
ah yeni bir sancıyla mı, yoksa bu yeni düşüncelerden kaçmak için mi kollarını, bacaklarını kabuğunun içine çekti? kabuğu yok, arandı kabuğunu. En korunma gereğini duyduğu anda kabuğunu yitirdiğini anlayan bir kaplumbağanın şaşkın iniltisiyle.
Sayfa 93·Kitabı okudu
kapalı kitabı. Okumak istemiyorum ki. Asıl öğrenmem gereken şu kitapta olmadığını biliyorum. Okumak. Doldurmak boşlukları. Ama boşluklar rastgele açılmış asfalt delikleri değil ki. Rastgele zift dökerek kapayasın.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Köy Deresi’nde çırılçıplak yıkanır köy çocukları. Doktorculuk oynar gibi.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam