“Çocuğun var, ona göre ayağını denk al”,”çocuklu yuva yıkılmaz”,”çocuk analı babalı büyümeli” cümlelerinin bu doğal görevi ağırlaştırdığını. O hiç unutamayacağı kadar güzel ilk ağlama sesinin kumbaralara atılacak paralar, bankada açılacak hesaplar, doğum günlerine katılacak akrabalarla uzaklaşacağını, uzaklaşcağını. Korkmasa, ama korkmasa, bu ilk ağlamayı, ilk güzelliğinde, doğallığında bırakabilir, onu boğabilir, yok edebilirdi.
ah yeni bir sancıyla mı, yoksa bu yeni düşüncelerden kaçmak için mi kollarını, bacaklarını kabuğunun içine çekti? kabuğu yok, arandı kabuğunu. En korunma gereğini duyduğu anda kabuğunu yitirdiğini anlayan bir kaplumbağanın şaşkın iniltisiyle.
kapalı kitabı. Okumak istemiyorum ki. Asıl öğrenmem gereken şu kitapta olmadığını biliyorum. Okumak. Doldurmak boşlukları. Ama boşluklar rastgele açılmış asfalt delikleri değil ki. Rastgele zift dökerek kapayasın.