Belki de bir köşeye kıvrılıp dünyanın gürültüsüne kulaklarını kapamış birinin görüntüsü aşılamaz bir mahremiyet, bencil bir bakış ve tek başına gizlice yapılan işleri çağrıştırdığından; okuyucu ile kitap arasındaki ilişki, bilgeliğin ve verimliliğin olduğu kadar kibirli bir seçkinciliğin ve dışlayıcılığın da sembolü olmuştur.
A efendim, roman dediğin bir uzun yol üzerinde dolaştırılan bir aynadır. Bir bakarsın, göklerin maviliğini, bir bakarsın yolun irili ufaklı çukurlarında birikmiş çamuru görürsün. Sonra da kalkıp heybesinde bu aynayı taşıyan adamı ahlaksızlıkla mı suçlayacaksınız? Aynası çamuru gösteriyor diye aynaya suç bulmak olur mu?