Genç kadının çehresi, tebessümü, zihninde kalan ufak tefek hâlleri, başlayan rüyanın karışık hâllerini ikide bir bölüyor, o zaman Mümtaz silkinerek uyanıyor, biraz evvelki uyanıklığında kurduğu hülyalara, bıraktığı yerden başlıyordu.
Şimdi genç adamın damarlarında Nuran'ın nefesi üst üste sıcak, kokulu baharlar açıyor, arzu, yaşama hasreti, susamış hayvanların ikindi sıcağında serin kaynaklara sürü hâlinde gidişi gibi, içinden ona, sevgilisine doğru akıyordu.