İnternet bağlantınız hızlı, arabanızı park edecek yer de bulduysanız mutluluğu başka yerde aramayın. Tabi bir de okumak için rahat bir koltuğunuz olsa gerek.
Doğrusu macera kitaplarına uzak duruyorum. Nedense içimde dayanılmaz bir Monte Cristo Kontu okuma isteği gelişti. Bir süre kolay okunacak kitap okuyarak vakit geçirmek istedim. Fransız Edebiyatının "macera" kitapları yazan bu klasik yazarına karşı hep bir önyargı sahibi olduğumdan okunacak yüzlerce kitabım beklerken binbeşyüz sayfalık kitaba öncelik vereceğimi tahmin edemezdim.
Kim bilir kaçıncı defa önyargıların yanıltıcı olduğunun farkına vardım. Herkes şöyle ya da böyle bu kitabın hikayesini bilir. Ama bu kitabın nasıl bir edebî şaheser olduğunu ancak okuyanlar bilebilir. Bu nasıl büyük bir kurgu, ne zengin bir anlatımdır. Doğrusu yazara hayran kaldım. Uzun zamandır bulamadığım ve benim okurken hep aradığım edebî lezzeti bu kitapta fazlasıyla buldum.
İnsanların içgüdüleriyle kavradıkları ama zihinleriyle yorum yapamadıkları durumlar vardır; bu koşullarda en büyük şair en tutkulu ve en doğal çığlığı atan kişidir.
Ahlâkî yaraların gizlenseler de asla kapanmamak gibi bir özellikleri vardır;dokunulduklarında ağrımaya, kanamaya hazırdırlar; yürekte canlı ve açık beklerler.